Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

3 geleneksel yaz şenligimiz

15 Haziran 2008 tarihinde  5 MUHTARIMIZ  VE GAZİ KÜLTÜR VAKFI (GAZİ CEMEVİ) TARAFINDAN DÜZLENMİŞ OLAN  

``3`cü geleneksel YAZ ŞENLİGİ``MİZE   TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR.  


 


SİZLERİDE ARAMIZDA GÖRMEKTEN MUTLULUK DUYACAGIZ. SAAT:12:00/22:00 ARASI.  


YER  :GAZİ ORMANI




                                  SAYGILARIMIZLA


GAZİ KÜLTÜR VAKFI YÖNETİM KURULU VE GENÇLİK KOMİSYONU



gazi cemevi gençlik komisyonu [23.05.2008 13:27:00]

Hubyar Sultan tüm Alevilerin





 


 


 


Alevilerin inanç önderlerinden Hubyar Sultan`ın Tekkesine ilişkin mülkiyet tartışmalarına son nokta konuldu.

Tekkenin koruyuculuğunu yapan Hıdır Temel tarafından açılan özel mülk davasında kararını veren Tokat Bölge İdare Mahkemesi, tekkenin insanlığın ortak mirası olduğuna işaret ederek, özel mülkiyet olamayacağına karar verdi.




Her yıl binlerce Alevi’nin ziyaret ettiği ve “miras” tartışmaları nedeniyle mahkemelik olan 500 yıllık Hubyar Sultan Tekkesi davasında son nokta konuldu. 1200’lü yıllarda yaşayan ve ocağın kurucusu olan Hubyar Sultan ile 1502-1584 yılları arasında yaşayan ve Hubyar Sultan’ın torununun torunu olan Hubyar Abdal’ın mezarlarının bulunduğu Hubyar Türbesi’nin yönetimini elinde tutan Temel ailesi ile Hubyar Köylüleri arasındaki tartışmayı, Tokat İdare Mahkemesi verdiği kararla sonlandırdı.
Hubyar Köylülerinin 2006’nın Mart ayında yaptıkları başvuru ile Hubyar Türbesi, Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “Korunması gereken anıtsal yapı” olarak tescil edilmişti. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Hıdır Temel’in kardeşi de olan Temel ailesinin avukatı Aslan Temel tarafından Tokat İdare Mahkemesine açılan davada, yüzlerce yıldır orada bulunan türbenin tarihinin 1955 yılından itibaren başladığı öne sürülmüş ve tarihsel anıt olma yeterliliği bulunmadığı iddia edilmişti.
Davaya ilişkin karanını açıklayan Tokat Bölge İdare Mahkemesi 18 Ocak 2008 tarihinde bilirkişiler tarafından türbede yapılan incelemeleri de dayanak göstererek davanın reddine ve Hubyar Türbesi’nin “korunması gereken anıtsal bir yapı” olduğuna karar verdi.

Öte yandan Hıdır Temel’in “Hubyar” isminin marka olarak patentini almak için TSE’ye yaptığı başvuru da Hubyar Köylüleri’nin girişimi ile reddedilmişti. Temel tarafından yapılan marka patent başvurusunda “alkollü içeceklerden cinsel ürünlere” kadar bir çok çeşit bulunuyordu.

-İNANÇ ÜZERİNDEN RANTI ENGELLEDİK-

Dava sonucuna ilişkin ANKA’nın sorularını yanıtlayan Hubyar Kültür Vakfı Başkanı Cemal Coşkun, Türkiye`de 1950`lı yıllarda "inanç ağalığı" anlayışının ortaya çıktığını söyledi. Temel ailesinin türbenin mülkiyetini üzerlerine geçirerek, “rant” elde etmeyi amaçladığını ve yargının buna engel olduğunu söyleyen Coşkun, “Burası 500 yıllık bir türbe. Her yıl binlerce vatandaş buraya gelir, kurban keser, adak adar. Davanın arkasında rant düşüncesi var. Yargı verdiği kararla, inanç üzerinden rant elde edilmesini engellemiş oldu. Bu bütün Hubyarlılar için sevindirici bir karardır” dedi.

Tüm Hubyarlılar`ın Hubyar Sultan`ın torunu olduğunu belirten Coşkun, "Hubyar Türbesi de Anadolu`da bulunan diğer Türbeler gibi adına ve aslına yakışır biçimde yönetilmeli, restore edilmelidir. Her Hubyarlı Hubyar Sultan`ın torunudur. Hepsi Hubyar Türbesi üzerinde eşit, manevi, kamusal haklara sahiptir. Hiç kimsenin Hubyar`a `mal` deme hakkı yoktur" diye konuştu.

 

Kaynak:

 



HAYDAR CAN [17.05.2008 14:33:00]

HIDIRELLEZ

TÜM CANLARIN HIDIRELLEZ BAHAR BAYRAMINI KUTLUYORUM
Hızır Nebi Cümle sıkıntıları elem ve kederi akla gelen onca olumsuzlukları gidere darda kalanların İmdadına yetişe.

Güzel Canlari
Mayıs Ayının 6sı Bahar Bayramıdır.Hıdırellezin
Sözlük anlamı Arapça Yeşillik anlamına gelir. Hızır ile İlyas iki kardeştir. birbirlerine uzun süre hasret kalırlar gecelerden bir gece iki kardeş birbirleriyle buluşurlar. ve bu kavuşmanın sevincini yaşarlar.

SENİN İLE YOLDAŞ OLDUK YOL OLDUK
AYNI CEMDE SIRDAŞ OLDUK SIR OLDUK
HAK AŞKINA DARA DÜŞTÜK YORULDUK
YARDIM EYLE HİMMET EYLE YA HIZIR


Hızırın hem Nebilik Hemde Velilik gibi manevi degeri vardır.Alevi inancına göre darda ve zorda kalan sıkıntıya düşen herkesin yardımına koşan ve İnsanları sıkıntı elem ve kederden kurtaran Hak ile Hak olmuş Veliyullahtır.


UGRUMSIRA GİDEN BOZATLI HIZIR
AYRILIK DERDİNİN DERMANI NEDİR
ŞU İKİ ALEME OLMUŞSUN NAZIR
AYRILIK DERDİNİN DERMANI NEDİR



Hızır ile İlyas ABI HAYAT SUYU İçerek Ölmezliğe ulaşırlar. Hızır Nebi Gittiği her yerde mutluluk saglık bolluk ve zor durumda kalanların yardımına koşarak İnsanların dileklerini yerine getirirler.
----------------
----------------
---------

GÜZEL CANLAR.
HIZIR YOLDAŞINIZ OLSUN
İMAM ALİ HALDAŞINIZ OLSUN
HIDIRELLEZ BAYRAMINIZ MÜBAGREK OLSUN
CENABI HAK CÜMLEMİZİN YARDIMCISI OLSUN
--------------------------------------
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İstanbul Merkaz Şube Okmeydanı Cem Evi Dedesi   Erol  KAPUKAYA
Aşkı niyazımla
 
 

 


Erol KAPUKAYA [08.05.2008 13:13:00]

MERHEBELER CANLAR SAYGILARIMLA.


SAYIN CAN DOSTLAR BİRLİK VE BERABERLİĞE ÇOK İHTİYACIMIZIN OLDUĞU BİR DÖNEMDEYİZ  NE UĞRUNA OLURSA  BERABERLİĞİMİZİ DAHADA GÜÇLENDİRECEK  GELİŞMELER İÇİNDE OLMAYA GAYRET EDELİM.


LAİK CUMHURİYETE VE BİZLERİ ASİMİLE  ETMEYİ KENDİ  GÖREV BİLEN BAZI GRUPLAR  DOLAŞIYOR ORTADA AMAN DİKKAT.


NE YAZIKKİ BU GRUBUN İÇİNDE KENDİNİ ALEVİ OLARAK TANITABLARDA VAR . SAYIN REHA ÇAMUROĞLU GİBİLER AMA DİKKATLİ  OLALIM.


SICAK TRABZONDAN SAYGI VE HÜRMETLERİMLE.



AHMET BAYIR [04.05.2008 13:04:00]

Duyuru

Karacaahmet Sultan Derneği Başkanımız Muharrem  Ercan Dede 27 Nisan Pazar Günü Almanya Stuttgart Kentinde Alevi Akademisinin Düzenlemiş Olduğu Panele Katılacaktır  4 Mayıs Pazar Günü Köln’de Alevi Endütüsünün Etkinliğine Katılacağı Tüm Canlara Duyrulur



Karacaahmet Sultan Derneği [25.04.2008 15:25:00]

Alevi Nüfus

Alevilik / Bektaşilik, Sünni veya Şii bakış açısıyla ele alınıp değerlendirmeye tabi tutulamaz. Zira; Alevilik / Bektaşilik, tamamen özgün bir teolojik çerçeveye sahiptir. Bu nedenle başka inançların teolojik kalıplarına hapsedilmiş bir Alevi / Bektaşi inancı gerçek
Alevi / Bektaşiliğin anlaşılmasına imkan vermeyecektir. Nitekim bugün pekçok kimse bu yanlış metedoloji nedeniyle Aleviliği yanlış tanımlamaktadır. Bu yanlış tanımlamaların en feci türü de Aleviliği İslam dışı bir inanç olarak tanımlama çabasıdır. Oysaki ortada tek bir İslam yoktur. Mezhepler bağlamında teşekkül etmiş "İslamlar" vardır. Yani hangi İslam ? şeklinde bir soru, tek bir İslam vardır, biçiminde bir inkarcılıkla yanıtlanamayacak derece bir realite haline gelmiştir. Bu yeni bakış açısının zamanla taraftar bulacağından kuşku duymuyorum.
Bahsi bağlarken bir kez daha önemine binaen tekrar edelim; Alevilik yükselmelidir. Alevi nüfus çoğalmalıdır. Bizce Türkiye`nin aydınlık geleceği ve kadim Türk kültürünün ilelebet yaşayabilmesi için buna şiddetle gereksinim vardır. Bu cümleden olarak, laik ve ulusal cumhuriyetimizi daha sağlam bir sosyal zemine oturtabilmek için güçlü ve nüfusça daha kalabalık bir Alevi / Bektaşi toplumu inşa
edilmelidir.



oğuzhan [24.04.2008 04:32:00]

bariş güvercinini katletmek yakişirmi

beyazlar giymiş dünyanin  bir yerinden havalanmiş  bir bariş güvercinini ülkemizde gebzede  katletmek  nedir ya bu  sizler nasil sadist insansınız sizlerle aynı güneşi ayni havayı  paylaşmakdan utanıyorum sizlerin barişa sevgiye iyi niyete tahamülünüz yok  faşist zihniyetsiniz kınıyor ve lanetliyorum   serdan

serdankaygusuz [17.04.2008 15:43:00]

SEVİNDİK ÇAY EVİ

KEMAH`LILARIN ÇAY SEVGİSİ


Kemah`lı Değirmenci Halil Ağa`nın eşi Efsane Kahraman Aziz Ağa`nın annesi
Hanım Ağa Kemah`ıların Çayı neden bu kadar çok sevdiklerini şöyle anlatmış;

Çayın alt demliği, suyun devamlı kaynayıp durduğu kap evin kaynanasıdır.
Üst, küçük demlik evdeki gelindir.
Alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır,demlenir.
Gelinin kocası ise bardaktır.Biraz gelin doldurur birazda kocanın anası.
Çocuklar Çayın şekeridirler.Tad verirler.
Görümce ise Çay kaşığıdır.Arada bir gelir ve karıştırır gider.
Kaynataya gelince o da bardak altıdır, dökülenleri bir araya toplar.



Selam Canlar

Selam Canlar .Ben Avusturyadan Mehmet Mercan.Kendim 1988 St.Pölten`de kurulmus olan Alevi Kültür Merkezinde Dedeler Kurulunda görev yapmaktayim.Sitenize tesadüfen denk geldim.Acaba Avustralyada bizim Alevi Dernekleri var mi diye ararken sizin bu güzel Sitenizi gördüm ,ve gördügümde inaninki cok doluklandim.Burdan özelikle bu güzel Sitenizin olusumuna destek ve Emek veren Canlara tesekürlerimi iletmek istiyorum.Hak Muhammed Ali cümlenizi saklasin beklesin.Hizir Aleyhselam da yoldasiniz.Gelecege basarli adimlar dilegiyle.


Mehmet Dede



Mehmet Mercan [12.04.2008 18:52:00]

bardakoğlu

BARDAKOĞLU BARDAĞI TAŞIRDI


 


 


     Ülkemizde gelişen siyasi olaylar ve ekonomik kriz toplumu etkilemeye başladıkça siyasi iktidarda rahatsız olmaya başladı.Türkiye’nin AB sürecinde ilerleme raporları hazırlanırken Avrupa liderleri Türkiye’ye geldikleri zaman siyasilerde Alevilerle ilgili açılımın içeriği sorulacak diye tereddütler başlıyor.Bunun örneği de AKP açılımı adı altında vermiş olduğu  iftar yemeğinde Başbakan bir takım sözler verecek ve yapılanmayla ilgili açıklamalar bekleniyordu ki Mekke’den bir ses siyasiler işine baksın din konularına karışmasın.Bu bizim işimiz din ulemaları’nın işidir diyen laik Türkiye Cumhuriyeti’nin diyanet işleri başkanına aittir.


Başbakan o yemekte Alevi açılımını açmadan kapadı.Bilindiği gibi Alevi örgütleri o iftarı samimi bulmadığı için katılmadı.Kürt meselesiyle ilgili heyetler Cumhurbaşkanlığın’da,Meclis Başkanlığında, Başbakanlık’da heyetler halinde görüşülüyor.Tabiki ülkenin sorunu görüşülmeli ama bu ülkede 20,25 milyon Alevi vatandaş yaşamasına rağmen hiçbir Alevi örgütüyle görüşmemiştir.Kendisine yakın birkaç kişiyle çıkar amaçlı  görüşmüştür.Bunlarada ‘dede’ denilmiştir.Ama Alevi kamuoyu bu kişileri ‘dede’ olarak tanımamaktadır.Kurdukları derneklerde tabela derneğidir.Tabanı yoktur.Şimdide,laikliğe Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerine aykırı davrandıkları için kapanma davasından sonra iyice ortamı germeğe başladılar.Siyasi partiler Anayasa’ya göre kurulur ve kapanır.Partinin oyuna milletvekiline,başkanına  bakılmaz.Bu ülkede kapanan ne ilk parti AKP olacak,ne de son olacak.Hak etmiştir kapanmalıdır.Alevilerin inançlarıyla cemevleriyle İslam yorumu ile ilgili rol ve gömlek biçmeye,giydirmeye çalışıyorlar.Herkesin inancı kendini ilgilendirir.Cemevlerimizin Aleviler için ibadethane olup olmamasına karar vermek Alevileri ilgilendirir.Bu inancın dışındakilere saygı göstermek kalır.Başkalarının hakkı yoktur,haddi de değildir.Bardakoğlu,cemevleri ibadethane değildir yorumunu kınıyorum.Artık haddini aşmaktadır.Cemevleri camii’nin karşıtı değildir.Aleviler yüzyıllardır Cemevini camiiyle karşılaştırmamıştır.Her inancın mabetine saygı göstermiştir.ALEVİLERİN SORUNU siyasi iktidarların çözmesi gereken sorunudur.Bardakoğlu açıklamalarla hükümetin önünü tıkamaktadır.Hükümette ulemaya danışmaktadır.Cemevlerimiz yasal statüye kavuşmadığı için,cemevlerinin su,elektrik gibi giderleri için bulunduğumuz ilçelerde Kaymakamlıklara dilekçe verdiğimizde,aldığımız cevap Diyanet İşlerine sorduk cemevleri ibadethane gözükmediğinden taleplerinizi karşılayamıyoruz deniliyor.Bu ülkede askerlik yapan, vergi veren,toprak ve bayrak sorunu olmayan Atatürk ilkelerine bağlı topluluk olarak Anayasal haklarımızın eşitlik ilkesine uyulmasını talep ediyoruz.Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu,cemevleri ibadethane olursa Aleviler İslam dışına çıkar diyor.Aleviler inancını yüzyıllardır nasıl yaşamışsa bugün de öyle yaşayacaktır.Siz islamı sadece Sünnilik olarak algılarsanız tabiiki Aleviler Sünnilik dışıdır.Alevileri laik olduklarından dolayı dinsizlikle suçlarsanız size hatırlatmak isterizki,biz Aleviler laikliği 1928 de Atatürk’ün Anayasaya koyduğu gibi anlıyoruz.Laiklikden asla taviz vermeyeceğiz.’Laiklik dinsizlik değildir’.Ne yazıkki son 25 yıldır üst üste toplandığında diyanet işleri başkanlığı yapan Süleyman ATEŞ, Tayyar ALTIKULAÇ,Sait YAZICIOĞLU bugünkü hükümetin en etkili kişileridirler.Bu hükümetin aleviler hakkında yürütmüş olduğu zihniyetin uygulamalarını siz okuyuculara bırakıyorum.


 


 


 


 


 


 


 


‘Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesini sağlamıştır.


Din gerekli bir kurumdur.Dinsiz ulusların devamına olanak yoktur.Yalnız şurası var ki,din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır.Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir.Dinden maddi teminat edenler iğrenç kimselerdir.İşte biz bu duruma karşıyız.Ve buna müsaade etmiyoruz.Bu gibi din ticareti yapan insanlar saf masum halkımızı aldatmışlardır.Bizim ve sizlerin asıl mücadele edeceğimiz bu kimselerdir.Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dini yoktur.Devlet idaresinde bütün yasalar,nizamlar bilimin çağdaş uygarlığa sağladığı esas ve şekillere,dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve uygulanır’.


 


M.Kemal Atatürk


 


 


 


KARTAL CEMEVİ VAKFI


GENEL SEKRETERİ


İSMAİL SAÇLI



ismail saçlı [11.04.2008 17:03:00]

merhaba gençlerrr

merhaba siteye yeni bakıyorum içinde çok güzel şeyler var ben üye olmak istiyorum ama nerden olunuyo üye bilmiyorum alevi gençlere teşekkürler

nazlıcan [10.04.2008 14:16:00]

genclık komıtesı

oncelıkle bız alevı kıtlesı olarak ve bızı bu vesıleyle tanıtan ve emegı gecen tum alevı canlarımıza saygılarımızı sunuyoruz mesajım  genclık komıtesıne bız AHI MAHMUT VELI GENCLIK KOMITESI  olarak bazı koylerımıze kıtaplar gondermeye calısıyoruz ve sızınde bızlere yardımlarınızı beklıyoruz adres mımar sınan cad hamıdıye mah no 89 umranıye cekmekoy ıstanbul cep 05383113524 genclık komıte baskanı hamdı yıgıt

hamdı yıgıt [08.04.2008 19:22:00]

mevlanaşamayan mevleviler

 


 


 


 




 

 

 

Anlatım olarak şems ve Mevlana hazretlerinin batinilik anlamındaki anlayışı idrak etmeye çalıştığım şu günlerde kısa halkımın ve benim anlaya bildiğim biçimde bazı konuları tarafınıza sunuyorum .Alevilerin gözündeki şems ve Mevlana batinidir…Bu anlamdada Alevilik ne Şiilik nede suniliktir.

Mevlanayı  Şemns-i Yunusu  velileri pirleri birileri bir yere ve anlayışa çekmeye  çalışsa da görünen köy kılavuz istemez herkesin talebi neyse odur kendisi.. diyen   pir Mevlana hazretleri ,pir şems-i anlayalım o kadar..

Unutmayalım şemns-i siz Mevlana olmazdı….

Bu konuda bir hikayeyi anlatalım..

         Bir gün halk şemns-i sofulukta hakkı gerçek anlamda göstermesini sağladığı mevlanın yeni halinden pişmesinden rahatsız olunca  mevlananın babasının arkadaşı olan konyada bulunan(kutup ulema)şikayet eder ama mevlananın şems-e bakışı herkes tarafından biliniyordu bu yüzden şems-i halk batini anlayışından dolayı Mevlanayı halden hale düşünceden düşünceye sokmasını eski bildiği yolu unut durmasından dolayı şemns-i sevmiyordu.Mevlana ise  şemns-i siz yapamaz  ondan ayrı hiçbir şey yiyemez içemez konuşamazdı..


 


Kutubun yanına da şems-i siz çıkmayacağını anlayan şemns ulema kutubun karşısına  Mevlana ile beraber çıkarlar kutup şems-i görünce dili tutulur konuşamaz olur. Mevlana bunun farkındadır kutup şemns hazretlerine ne bir nasihat nede ağzını acmaya yeltenemez  bir şey söyleyemez…

    Bir gün   yine kutup artık evli olan mevlananın sofrasından ayrı kalan inşaatlarda çalışan şems-i görünce kelimeyi tevhid getirirken muhammeden resulullah demez şems-i resulullah der halk bunu duyunca vurun kutuba bu adam iyiden iyiye dinden çıktı der..

Sonra şems-i bir nara atarak kutubu azgın yobazların elinden alır bir çeşmeye götürür elini yüzünü yıkarken bile kutup kelimeye tevhid getirirken şems-i resululha demeye devam eder..

           Şems-i kutuba "efendi,efendi biz efendim olan hz.muhammedle aynı ham madde altınız ancak hz.muhammed s.a.v.  selam ve salat  onun ve soyunun ali abaya üzerine olsun  o seçilmiş  işlenmiştir özde altındır sen onun adını anarsan beni’ de anmış olursun" uzun uzadıya kıssalar devam eder….

 İşte mevlanayı bağımlı yapan şemns- ulema sultanın mevlananın babasın arkadaşını da böyle, gerçek hak bağımlısı yapmıştır.

Bunu anlatılmak istenen-i anlamak için yola girmek  gerekir.. diyelim

Hu…

 

Gelelim konumuza…

Semazen internet sitesinde….


 


(Mevlevi bilgileri vermeye çalışan ama benimde kesinlikle bir tarafta olduğuna inandığım okudukçada gördüğüm bir  büyük destekli site)

Ö. Tuğrul İNANÇER  ile Röportaj

(…..)Şimdi dîvan edebiyatında biliyorsunuz mazmunlar vardır. Pir-i Mugân şeyhtir, mürşiddir, meyhane dergâhtır. Şarap aşktır. Saki rehberdir vs.

Gerçi Dertli merhum ciddi olarak da içki kullanan bir zâttı. Çok yerler dolaşmıştır. İran`dan İstanbul`a kadar birçok yerler dolaşmış bir zâttır. İçkiyi fazla kullandığı için bazı muhitler tarafından da hoş karşılanmadığından Bektaşî tekkelerine çok devam eder idi.

Bir ara İstanbul`da bulunmuş. Hatta Sultan Mahmud`un fes inkılabı zamanında fes redifli bir de şiir yazmıştır. Fakat Dertli`nin burada söylediği bildiğimiz üzüm suyundan yapılan şarap değildir. Bir katresiyle mestâne olunacak şarâb-ı lâl hakîkî aşk şarâbıdır. Büyük bir tasavvuf siması olan Şemseddîn-i Sivâsî de öyle söylüyor, `Üzüm suyu olmadan da aşk şarâbı içilir, mest olup mestâne geldiler ta ezelden ta ebed, içtiler aşkın şarâbını âb-ı engür olmadan` Dolayısıyla buradaki şarap aşkın feyzini sembolize eden bir mazmundur..(….)

kaynak http://semazen.net/roportaj_detay.php?id=20

 

 

Sayın Ö Tuğrul İNANNÇER BUNA BENZER VERDİĞİ ÖRNEKLERLE


 


MEVLEVİLİĞİN NEDEN YERİNDE SAYDIĞINI AÇIKCA röportaj’ da görebilmeniz mümkündür. Mevleviliği zorla bir kısım mezhep inançına yıllardır entegre etme anlayışının(prof.sözde kamil siyasi destek sözde aydın vb) ne halde olduğu da  aşinadır..

Mevlanayı bir türlü mezhep inançlarına yüzyıllardır yama yapmayı başaramamışlardır..

Pir hz. Mevlana bu günleri görmüş gibidir..

Nedenmi bakın hz. Pir Mevlana celaleddin rumi yaşamından bir kesite konulara bakışını daha iyi anlayacağız …

Mevlana Celaletdin Rumi, Şems`in kaybolmasından sonra,şemns hazretlerinin!de çok yakın arkadaşı olan içki içen Batıni olan ve semah dönen müridIerin’ den birini, Zerkob (kuyumcu) lakabıyla tanınan Konya`lı Salaha`d-Din Feridun`u kendisine musahip ittihaz etti.

Burhane`d-Din Muhakkık`ın başlıca müridlerin’ den olup, ilk zamanlarda Konya`da kuyumculukla iştigal eden ve sonraları Şems Tebrizi`ye de mülaki olan bu zat, eskiden beri züht ve takvasıyla tanınmış idi.


 


Şer`i ve edebi ilimlerden hemen hiç anlamayan içki içen batini olan böyle bir adamı musahip ittihaz etmesi üzerine, sair birçok müridler onun şiddetle aleyhinde bulundular. Cehlinden bahsettiler. Lakin Mevlana bu dedi­kodılara hiç ehemmiyet vermeyerek, onun hakkındaki iltifat ve hürmetini bir kat daha artırdı.

 Hatta bu batıni bağlılığı zahiri bir alaka ile de kuvvet­lendirmek için, kızını Sultan Veled`e aldı. İşte bu suretle on senelik samimi bir bağlılıktan sonra, Salaha`d-Din hastalanarak vefat etti; Celale`d-Din Rumi bundan çok me`yus ve müteessir olarak birtakım gazeller tanzim etti .(hz. Muhammed ve hz. Alinin musahipligi ve hz. Fatma anamızın evliliğine örnek alınması adına-musahipliği çözemeyen nefsi bozuklara sözümüz yoktur.)

            Her halde Devletşah`ın zannettiği gibi, Salaha`d-Din, Mevlana üzerinde hiçbir nüfuz icra etmemiş, bunun aksine, onun nüfuzu altında kalmıştır.Divan`­daki birçok manzumelerinde ondan hürmet ve muhabbetle bahsetmesi, hiçbir,  zaman aksini iddaya bir sebep teşkil edemez(….)

 

Ö. Tuğrul İNANÇER  ile Roportajında anlattığı dertli babaya gelince…

Bizde aslı olanı anlatalım bakalım canlar ne demiş…

 

 Dertli Baba evvelâ Mevlevi tarikine girmiş bir zaman Anadolu`da seyahat ettikten sonra Hacı Bektaşi Veli`nin dergahına uğramış, orada Mevlevilikten çıkarak Bektaşi tarikine girmiş, bundan sonra, aşağıdaki koşmayı söylemiştir.Bu büyük zatı muhterem dertli babayıda, zerkob(kuyumcu)şemns hazretleri Mevlana hazretlerini yaşamlarına bakılınca görünen köy kılavuz istemiyor…

 

            Pir evinden taktım güşüme menguş,

 

            O sebepten oldum aleme kallaş,

 

            Sakinin meyinden bu âlem sarhoş,

 

            Sakii tuttular bizlere oynaş


 

            Tarikat babının biri Mevlevi

 

            Aleme mirastır mülki pir evi

 

            Tarikat babından bunca Alevî

 

            Ser çeşme evliya Pir Hacı Bektaş


 

            Na şer-i bu söze verme cevazı

 

Zikret muharremi neden micazı

 

Sonunda dediler bu da Kızılbaş

 
işte derli baba..



Böyle mücadeleci kişiler veliler ,şairler yetişmiş ise de geriliğin baskısı altında bir türlü kurtulmamışlardır.Sonra malum alevi Bektaşi kıyımları sürgünler vb.

 

Mevlana ve dertli baba kuyumcu mevlananın musahibi şems-i zahirde kalan Mevlanalaşamayan sözde Mevlanalığa yaşamı cevap olmuştur….

 

Bir notuda düşelim  Sultan Mahmut zamanında bütün Bektaşi Teekkeleri yakılıp yıkılıp evlatları şuraya buraya sürgün gönderiliyordu. Hamdullah Efendi Amasya`da, Elvan Efendi de Osmaneli`nde medfundur…(…)

 

..(..)Eski tarihlere göz atacak olursak, Bektaşilik aleyhinde çalışanlar o kadar çoğalmıştır ki adeta bu varlığı yok etmek istemişlerdir. Bütün tazyiklere rağmen Asya`da ve Anadolu`da açılan Türkçülük ocakları, halk arasından yetişen en büyük şairlerin eserlerini okumakla ve bilgi edinmekle gurur duymaktadırlar. Bağdat`ta Mansur, Halep`te Nesimi, ve Seyit Nizam oğlu, Bayateli Türkmenlerinden Fuzuli, Yemini, Yunus Emre gibi büyük vatan şairleri yetişip, eserlerini kitap halinde neşretmişlerdir ki bunlar halk arasında hürmetle okunmaktadır.

 

            Yakın çağda Bektaşi tarikatını kabul eden Akif Paşa, Celal Paşa, Ziya Paşa, Vatan şairi Namık Kemal vatan kurtarıcısı Mithat Paşa ve meşrutiyetin ilanından sonra başbakan olan Talat Paşa gibi fikir adamları yetişmiştir. Şiir ve gazelleri de halk dilinde söylenmektedir. Bursalı Tahir Efendinin tezkeresinde Türk ellerinde ne kadar şiir söyleyen, kitap yazan, şeyhlik eden zevat varsa cümlesinin isimlerini kaydederek her birinden ikişer satır, birer cümle yazmıştır. Yunus Emre hakkında yalnız şu bir mısra yazmıştır…

 

 

Evet konunum tamamında devam edince hz.pir mevlanayı şems dertli babayı(kuyumcu) lakabıyle tanınan Konya`lı Salaha`d-Din Feridun u şimdi daha iyi anlıyoruz….

 

"sekahum hamri(cennet şarabı) Tamam günah(fazlası) olarak içkiyi alalım ama çok günah vardır siz bir şeyi bayrak ederseniz işte o zaman olay başlıyor.Konu alevi ve içki olunca BİR BİRLERİNİ SUÇLAYAN İNANAÇ grupları vur abalıya beraber oluyorlar temiz ALLAH c.c. bilen idrak eden tevekkül eden ilm hilm sahipleri  kardeşlerimize sözümüz yok. Yalnız, sıradan vatandaşlara yasaklanan bu içki, gizli gizli yine de içilmiştir. Aleviler ise bunu gizli gizli içmek yerine açık açık içmişlerdir.melami olmuşlardır cehennimi cenneti olayı anlama adına sizi düşünmeye davet ediyorum..

…..Anadolu`nun tersine Deliorman`da, cem süresince alkollü içki kullanılır (boşalan kadehlere rağmen, edep dışı bir şey görülmez).

Hz.Pir Mevnana içki içen  şemns-i iyinden çok sevdiği zerkola(kuyumcu)ile yoldaş kardeş(musahip)olması bize çok şey anlatmaktadır


 


Musahiplik kimde vardır şemn-i tanımadan öncede ulema olan Mevlana şemns-i tanıyınca ne oldu biz çok iyi biliriz..


 


Mevlanayı bir yere çekme


Yunus, tekke toplumunun pek önemli bir töreni olan semah hakkında bize etraflı bilgi verir,


 "Gene aşk elçisi geldi, meydanımız doldu, dört yanımız seyir yeri oldu. Gene İÇKİ kadehleri dizildi, gene içkiler sunuldu. Canlar içip esrük oldu. Evin içi aşk ile doldu. Hiçbir perişanlığımız kalmadı." (Divan, s. 346) Bu semahtır. Bizim semahımıza girmeyen sonunda pişman olur; bize düşman bile kesilir. Ancak gönlü şeytanla dolu olan kimseler bizim törenimize gülegen olurlar." (Divan, s. 301) Bu törenlerde İÇKİ içildiğini belirten yunus müziğin ve çalgı aletlerinin bulunduğunu da açıklar:

 "Ben oruç namaz yerine

içki içip sarhoş olurum,

 tesbih ve seccade yerine de,

 şeşte ile kopuz dinlerim." (Divan, s. 34)

 

 

 

 

 

 

Ö. Tuğrul İNANÇER  ile Roportaj

 

`Birleyen şirke düştü` diyen doğru söylüyor o halde?

Hallâc`ın sözü haktır, niyeti de haktır, ama her doğruyu söylemek doğru değildir. Çünkü bütün insanlar zahirî, kabuğu korumakla yükümlüdürler. Bazen taşmalar olur. O taşmalar hududu aştı mı onu ödetirler. Çünkü mademki kesafet âleminde, dünyada yaşıyoruz, kesafet âleminin gereklerini yerine getirmek lâzımdır. Hz. Peygamber kadar kimse yüksek değildir. Ama o, baba Muhammed`di, arkadaş Muhammed`di, kumandan Muhammed`di, devlet başkanı Muhammed`di, kendi camiinin inşasında çalışan amele Muhammed`di, ama aynı zamanda Rasûlullah Muhammed`di.

kaynak http://semazen.net/roportaj_detay.php?id=20

 

 

(…)başkanı Muhammed`di, kendi camiinin inşasında çalışan amele Muhammed`di, ama aynı zamanda Rasûlullah Muhammed`di…

 

efendi cami değil şükür kuranda belirtildiği gibi MESCİD. Desek doğru olur…

inşallah hududu aşmamıştırız..

 

 

 

 sayın Ö.Tuğrul İNANÇER doğru söylenmez her yerde derken aklımda çok şeyde geçmedi değil ama..


 




 

 

 

kuraranı kerim

tövbe:

108 - O mescit içinde sen kesinlikle namaza durma. Ta ilk gününde temeli takva üzerine kurulan mescit elbette içinde namaz kılmana daha layıktır. Onun içinde günahlarından arınmayı seven kişiler vardır. Allah da arınmış, ak pak olmuş olanları sever.

 ayrıca:


 


48 - Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur`ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah`ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah`adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.


Buradaki ayeti kelimede sürülecek ilahi yol  anlatılmakta olup iyiliğe koşmak kapsamı  anlatmakta olup ibadet anlayışını bize anlatırken bakara suresi ve araf süresi idrak edene ne mutlu…


 


 Bakara süresi 30/dan 37 e kadar olan ayetlerin mahlasını bilene ne hoş olmuştur…..

 sayın Ö.Tuğrul İNANÇER şunları da söylüyor.

 

(…)hiç söylemek istemediğim ama söylemek mecburiyetinde olduğum bir şey; Ehl-i Beyt muhabbeti hiç kimsenin yed-i inhisarında değildir. Belli gruplara, belli ismi taşıyanlara ait değildir. Aşk bu kadar gruplaşmaz. Onlar da öyle bilsinler….

 

Diyor…….

 

Bizde Ey vallah diyelim…..

 

Tabi ki hani nerde ehlibeyttin tüm imamları kuran anlayışı yaşayışı emanetleri aktardıkları hadisler yaşamları mevzuları ONLARIN YOLUNDAN GİDENLER bizim isteğimizde sadece Aleviler-Bektaşiler- KAMİL MEVLEVİLER ehli haklar bunu bilip durmasın tüm canlar doğruyu öğrensin buda kimsenin tekelinde değil…

 

Ama tekelde olan şeyler var diyanet imam hatipler akademik çalışma yapan üniversiteler kuran kursları.Ehlibeyt sevdalılarını asimilasyona uğratmak zorla bir mezhebin inancına ehlibeyt sevdalılarına öğretmek..

 

Biz canlarında bir akademik çalışma yapacağı okulları olsaydı PARALI DEVLET DİN GÖREVLİMİZ BEDEVA ARSA SU ELEKTRİKLİ YERLERİMİZ HER CUMA ALLAH RIZASI İÇİN YARDIM TARİKATLAR VB. güzel olurdu diyorum..


 


Sözde kuranın ana dili olan şeriat(yol-metod) uyguladığını söyleyen ülkelere bir bakın akıl sahibi bunun İslam  dininin  getirdiğini nasıl söyler gelde bunu masallara arap emevi geleneklerine rivayetlere inanan doğruyu inanmayan topluma anlat….

 

Ayrıca saf özde müminleri ehlibeyt aşkının öğrenmesinden öğretilmesinden uzak tutan ne?


 


Kitaplar emanetler belli alırsınız.Yardımda almak istiyorsanız ayrıca bu işi seve, seve yapacak dedelerimiz derneklerimiz var gelin paylaşalım…

 

Diyanet alevi yazıtlarını günümüze kazandırdığı (sözde)kimseden yaşayan kaynaklarda   yardım almadı.Her şeyi yapmış bitirmişler, bir oyun yaparak bir iki dedeyi çağırdı sırtlarını sıvadı hadi yallah dedi..

Bunu  daha sonraları da Reha ÇAMUROĞLU AKP sözde muharrem orucun da gördük…


 


BÖYLE GARİP SÖZDE İŞLERLE  DÜRÜSTLÜĞÜMÜZ NEDİR  TARTIŞILIR.

 Ehlibeyti istiyorsanız tv.lerde (diyanetin yaptığı gibi değil)kitaplarda üzerinde oynamadan yalın saf hali öğrenin yaşayan kaynaklarımızın ayağına siz gidin ve değiştirmeden yorum katmadan bir tarafa çekmeden öğrenin olan bitende bu…


 


1826 TARİHİ EHLİBEYT,E ZÜLMÜDÜR  ALEVİ-BEKTAŞİ-KAMİL ÖZDE MEVLEVİ ZÜLMÜNÜN PİRLERİNİN CANLARINA GİRMİŞTİR…


 


NEYİ ÖĞRENMEK İSTEDİKLERİ AŞİKARDIR O TARİH…

  
Biz ehlibeyt düşmanı olan yezidi anadoluda yaşayan  ALEVİ BEKTAŞİ-MEVLEVİ lerle beraber  BİRAZ TARAFSIZ BİLGİSİ OLAN Sünni kardeşlerimizde sevmez YEZİT kelimesi aşağalıycı bir ad  bir küfür olarak alırız ama  SUNNİ OLDUKLARINI SÖYLEYEN Arap toplumunda bu böyle değildir yemende s. Arabistan da hatta Pakistan da ,k. Afrika`da ..
 
Arap alim Prof. Yusuf Kardavi de, "Günümüz Meselelerine Fetvalar" isimli kitabında yezitin Hz.imam Hüseyini ve ehlibeyti vahşice yok etmesi hakkında bilgi sunmuş, Kuzey Afrika`daki Sünni Arapların bu tavrının ifrat-sevinç olduğunu dile getirmiş. 
 
Sünniler, İmam Hüseyin"in şahadetini kutluyorlar.Bayram ediyor ve seviniyor.Bu Sünni inancın çoğunda vardır.Biz baki mezarlığına ehlibeytin defin edilmemek istemesindeki kaygıyı da biliriz..


 


MUAVİYENİN  KÜTÜPHANELER KURDUĞU ARAP EMEVİ ANLAYIŞINI SÖZDE HZ.LERLE NELER YAPTIĞINI BU GÜNLERE NASIL GETİRDİĞİNİDE RİVAYETLERİN YÜZ YILLAR SONRA BİRBİRLERİ ARDINA KUTSALLAŞTIRILDIĞINIDA BİLİRİZ…


 


Ve yine aleviler muharrem orucunun farz olduğunu 10 günüde  aşura yapılarak bayram yapıldığını tüm resul-nebilerden ve Hz.Muhammed Mustafa s.a.v ve ehlibeyt ve dostlarından biliriz.


Ama emevi zihniyeti muaviye oğlu yezit imam şahı veliyat peygamber efendimizin iki nurlarından biri olan ve boyuncuğundan buse kondurduğu”Hüseyin bendendir bende Hüseyinden r.a beni seven Hüseyini r.a sevsin”sözüyle resul kuran harici konuşmayan efendimizin emri ALLAH c.c. emri olduğunu bilenler bilir bilmeyenlerde muharrem 10 günü resul-nebiler bayram günü bir daha kutlanmasın diye emevi zihniyeti  kerbela’ da , salat  edilen resul  ve soyunu kana bulamıştır..


 


VE YİNE HZ. RESULUN CENAZESİNİ EHLİBEYT HARİCİ DEFİN EDEN OLAMDIĞINIDA ASLINI BİLİRİZ(RİVAYETLERLEDE  İŞİ KURTARAMAZLAR)..


 


HZ.FATMA ANAMIZI ÇOÇUĞUNUN DÜŞÜREREK HAKKA YÜRÜMESİNİ SAĞLAYAN YOBAZLAR TAYFASINIDA BİLİRİZ….


 


HZ.FATMA ANAMIZ DEFİNDE YOPAZLARI KATİLLERİNİ GÖRMEK İSTEMEDİĞİNİDE BİLİRİZ…


 (RİVAYETLER BELKİ ŞU ANDAKİLERİ KURTARIR AMA HZ. DEDİKLERİNİN ÇOĞUNU NERDE OLDUKLARINI GÖRÜRÜ GİBİYİZ.)


 


 


 


Kuranıkerim meali


Ahzap:33


56 - Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin.


57 - Şüphesiz ki Allah`a ve Resulü`ne eziyet verenlere Allah hem dünyada, hem ahirette lânet etmiştir. Onlara aşağılayıcı bir azab hazırlamıştır.


 


Salat(namaz)günümüz çevrisi yapılmaktadır ki o da Türkçe değil farscadır salat ama ne yazıkkı anlayış kafalarına görünce olunca bazen salat namazda oluyor.Ne demek istiyorlarsa artık…


Sala-ı (namazı)burada açacak nedeni niçini şekli şemasını vaktini  tartışacak değiliz …


 


Salat ve selam hz.ibrahimden buyana hz. Muhammed efendimizden musahip olan(musahipliği nefsi çürükler başka yere çekmişlerdi oda başka)ve ALLAH c.c emri ile hz. Fatma ile  evlenen Hz. İmam Ali efendimiz ve çoçukları resul Muhammed torunları üzerine olsun slat ve selam onlara ait olup ilahı kudretin emridir...


 


Hadisi şerif.


6226 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor:


"Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:


 


 "Kim bana salavat okumayi unutursa, cennetin yolunu terketmis olur."


 


Can anlayışında salatla-namaz aynıdır ayırmaz çünkü yalvarış istek ilahi kudrete kalbi açma konuşma dertleşme övgü ile söz söyleme ve istekler ile resullün soyu hz.İbrahim nasıl kutsu ise  hz.muhammed devamını almış diğer devamıda ala ali devamı olan imamlardır…..


 


Cem  ibadetinde en çok yapılan salat ve selamdır zaten şükürler olsun…


 


İnnallahe ve melâiketehü yusallune alen nebiy, yâ eyyühellezine âmenu sallu aleyhi ve sellimu teslimâ.” 


Mealen: “Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, Peygamber’e salât ederler. Ey müminler! Siz de ona salât getirin ve tam teslimiyetle selâm verin” denilmektedidr.


Bu ayetin inişinden sonra orada hazır bulunanlar, Hz. Peygamber’e: “Ya Resulüllah! Sana nasıl salavât getirelim?” diye sordular. O, vakit Allah’ın Resulü: “Allahümme salli alâ Muhammed ve âl-i Muhammed deyin” dedi. Burada geçen “âl-i” sözü, Hz. İmam Ali, Hz. Fatıma, Hz. İmam Hasan ve Hz. İmam Hüseyin’i de kapsamaktadır. Böylece, Hz. Muhammed ve onun Ehlibeyti’ne salavât getirmek tüm müminlere farz olmuştur.


Suyutî de, ed-Dürü’ül-Mensur adlı tefsirinde şöyleyazıyor:


“Abdurrezzak, İbn-i Ebî Şeybe, Ahmed, Abd bin Hamid, Buharî, Müslim, Ebu Davud,Tirmizî, Nesaî, İbn-i Mace ve İbn-i Merdeveyh, Ka’b bin Umre’den şöyle nakletmişlerdir:


 “Bir gün adamın biri, Hz. Peygamber’e: “Ya Resulallah! Sana selâm vermenin usulünü öğrendik, bize sana salâvat getirmenin şeklini de öğretir misin?” diyesordu. Hz. Peygamber buyurdular:


“De ki: Allah’ım,Muhammed’e ve Muhammed’in Ehl-i Beyti’ne salât (rahmet) et, nasılki İbrahim’e ve İbrahim’in soyuna salât ettin. Gerçektensen övgü ve izzet sahibisin


 


 


Şimdi biz alevi Bektaşi-özde Mevleviler bunu biliyoruz diye suçmu kardeşlerimiz bunu öğrenmek için tüm şartları varken neden suçlu ehlibeyt sevdalıları oluyor..


 


Bir tarafa yakın  olan  tv kanallarında radyolarında değil alevi canların çok kısıtlı tv. Ve radyolarıda vardır buyrun gelin  deriz… Ehlibeytten  mevlanadan söz edeceklere…


 


Şükür   kalp gözü maneviyatı şemns-i olan Mevlevi dedeleri  ehlibeyt dostlarının çok kısıtlı tv .geliyorlar..


 


Hz.muhammed ve ehlibeyt tüm bu canlara  şefaat eğlesin uyutulan baskıda tutulan halkı bu sayede dışarıya tanıtma uyundırmaya başladılar…


 


Ha ..


Televizyonlarda para karşılığı ilahiyatçılar  boy gösteriyor… artıkkk…


 


 


Anadolu,Rumeli Sünnileri alevi canlarla yan yana aynı şeyi kerbelada düşünürler peki kerbeladan sonra hak olan 12 imamlar gelince Anadolu Sünniliği 12 İMAM ne yapmış …
 
Şu da anlaşılıyor ki; çoğunluğu Türkmen olan yakın asya,Anadolu,balkanlar, bu gün ki,alevi sevgisinin anlayışının yaşandığı yerde Sünniliğin geçmişte alevi olması benimsemesinden ötürü kardeşlerimizin damağında kalmıştır hüseyinilik ve ehlibeyt.
 
Arapların ehlibeyte yaptıklarını bilmeyen ayrıcada yoktur…
 
Şunu anlatalım biz aleviler-Bektaşiler kesinlikle (safavi devletinin son yılları emevi arap alimlerin etkisinde kalarak  VE DİĞER ETKİLERDEN KALARAK Aleviliği unutmuştur kaynakların çoğu yok edilmiş  alevi olan safavi devleti Şiiliğe gecmiştir.fatimiler devletide ehlibeyt emanetlerine sahip çıkmış mısırda Türkmen unsurlu devlet olduğunuda unutmayalım imamların başına gelen alevi devletlerin canların başına gelmiştir.)Ne molla  anlayışı nede  emevi vahabi bir anlayışa tabi değiliz şükür erenler evliyalar pirlerimiz yolumuzu çizmişlerdir…
 
Herkesin inancı kendine aittir.
 
 
 
Erenler bahçesindeki her çiçek aynıdır
Kokar Allah Muhammed Ali diye
Gel sema nicedir ayrı düşürüldük
Semah-sema maneviyatı aynıdır
Küllisi Hak aşkına döner
Muhammed Ali bulsun diye
Anlamaz biçareler bu bahçeden
Söz eder dili ile kemterliğinden
Burada bilende bilmeyende haktır
Çünkü toprağı Muhammed Alidendir
Adem içinde hak hakkın içinde hak
Ali içinde,Alevi, Mevlevi Bektaşilik hak


Kesildik yakıldık asıldık yüzüldük


Ya salvat-ı hak eden nesli muhammed
 
 
 


Neyzen, Mevlevî-Bektâşî birliğinin timsalidir. Bir şiirinde:

Neyim meyim ile Bektâş cenâb-ı Mevlânâ

 

Zahîr-i saltanatımdır Muhammed  Âl-i Abâ

 

Bu Neyzen`e göre yoktur o mâsivâ  vü sivâ

 

Vatan dedikleri gurbette bî-kesim ammâ

 

Perî-i san`ata mâlik fakıyr-i hicrânım

 

demektedir. Bir başka şiirinde de  Mevlevî-Bektâşî-Hurûfî birliğinden şöyle söz etmektedir:

 

Zât-ı sultân-bakaa ya`nî ma`ânî husrevi

 

Sâz  u söz âhengin etmiş aşka burhân-ı kavî

 

Ben ezel ser-mestiyim meydânım arş-ı müstevî

 

Aksedince gönlüme Şems-i hakıykat pertevi

 

Meyde Bektâşî göründüm neyde oldum Mevlevî

 

Hubb-ı Haydar bu tarîykin hem sonu hem başıdır

 

Câvidân u  Mesnevî  mısbâh-ı şu`le-pâşıdır

 

Sûret ü ma`nâda Hünkâreyn sır kardaşıdır

 

Meşrebim  Mollâ-yı Rûmî mezhebim Bektâşidir

 

Tâ ezelden yandı dilde bu çerâğ-ı ma`nevî

 

(Abdülbâki Gölpınarlı  "Mevlânâ`dan Sonra Mevlevilik", İnk. ve Aka Ktp. İstanbul, 1983, s.30 
 
 
 
Mey`de bektaşi göründüm, ney`de mevlevi oldum" diye tanımlayan, Neyzen Tevfik`tir
 
 
Bazı erenlerimiz…….
 
ANADOLU EVLİYALARI VE ERENLERİNDEN BİR KISIMLARININ İSİMLERİ
 
Pir Ahmet yesevi hacıbektaşı veli, şemns, mevlâna Sarı saltuk,hubyar sultan karacaahmet, ,nesimi Fuzuli, Şah Hatayi, Yunus Emre ,Hüseyin gazi ,Pir Sultan Abdal,battal gazi,Harabi , Noksani Karacaoğlan,Kaygusuz Abdal ,Köroğlu,şeh edebali,hacı bayram veli,Kul Ahmet,kul Himmet Üstadım,kul Nesimi,,Seyyid Nizamoğlu ,Sıdkı Baba (Pervane) Teslim Abdal ,Virani ,Yemini, gül baba,balım sultan,hamzababa,hıdır abtal, ,geyiklibaba,kartalbaba,hallacı mansur  Ahi Evren,şehy Bedrettin,Abdal musa Börklüce Mustafa,veyselkarani ve evlatları,ebu vefa,
 


 


YUNUS NE GÜZEL SÖYLEMİŞ…. 
 
İLİM KENDİN BİLMEKTİR
 
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
 
Okumaktan murat ne
Kişi Hak`kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru ekmektir
 
Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eğer Hak bilmez isen
Abes yere gelmektir
 
Dört kitabın mânâsı
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin
Bu nice okumaktır
 
Yiğirmi dokuz hece
Okursun uçtan uca
Sen elif dersin hoca
Mânâsı ne demektir
 
Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir
              
Yunus emre


 Bu, bildiğin şeriat değil,

Şeriat var şeriat içinde.

Gittiğin yol tarikat değil,

Tarikat var, tarikat içinde.

 Yunus Emre

 

 

 

 

Zühd ü riya ile olan ibadet
Hatadır Hazret-i Settar`a karşı
Böyle namaz ile olamaz ümmet
Hiç kimse Ahmed`i Muhtar`a karşı

 

Allah gözlerine çekmiş bir perde
Yok dersin Allah`ı gökte ve yerde
Gösterelim gel de gör Hak`kı nerde
Secde eyleyesin didara karşı

 

Ebsem ol Harabi sen nasıl ersin
Halli müşkül böyle sözler söylersin
İçtinab et belki hata edersin
Haydar`ı Kerrar`e hünkara karşı

 

Harabi baba

 

Ya hü burda olan muhibbana bak
Öyle sarga burga kardaş değildir
Edebinle otur yahut burdan kalk
Herkes senin gibi kalleş değildir

 

Hak yüzüdür burda gördüğün yüzler
Velakin göremez kör olan gözler
Bezm-i erenlerde söylenen sözler
Hakkın esrarıdır haşhaş değildir

 

Söylenen sözlerin cümlesi hoştur
Dolulara dolu boşlara boştur
Harabı kemteri sanma sarhoştur
Yer içer zevk eder ayyaş değildir

 

Harebi baba

 

 

Devam edeceğiz…

 

KAYNAKLAR.



http://www.karacaahmet.org/Content.ASPX




http://www.hbektas.gazi.edu.tr/portal/html/modules.php?name=News&file=article&sid=342




http://www.kuranikerim.com/melmalili/tevbe.htm




http://semazen.net/roportaj_detay.php?id=20




http://www.hacibektaslilar.com/article,tr,2006~03~25,,,1~~,yes~28~now,106_columnist.html




http://www.caginpolisi.com.tr/60/63-64-65.htm




http://www.hbektas.gazi.edu.tr/portal/html/modules.php?name=News&file=article&sid=107


 


 www.cemvakfi.org/




 


 


 


 


 



batini [07.04.2008 16:52:00]

AHİ MAHMUT VELİ KEÇECİ VAKFI

merhaba


Biz Horasan erlerinden Keçeci Baba nın evlatlarıyız. O zat ın adını ve alevilik felsefesini tüm dünyaya duyurmayı hedef almış kızılbaşlarız.


değerli yoldaşlar hepinize saygılarımızı sunarız.sitemize değerli yorumlarınızı bekleriz.  ----www.kececivakfi.org-----



EYÜP YİĞİT [04.04.2008 23:13:00]

neden

İki defa mesaj yazdım yayınlamadınız sebebini ögrenebilirmiyim.

ali karul [23.03.2008 17:25:00]

kınama

Bende Alinin Yolundan Giderim
Ikrarsizin Zulümü Bana Sökmez
Yol Için Ben De Canimi Veririm
Ikrarsizin Zulümü Bana Sökmez.

Hain Ateşten Gömleği Giyemez
Akmak Demir Leblebiyi Yiyemez
Zahir Keskin Yolda Yürüyemez
Ikrarsizin Zulümü Bana Sökmez.

Siz Nefsi Emarede Sayiklayin
Insanat Makamina Erişmeyin
Zaten Iyiliklerde Yarişmayin
Ikrarsizin Zulümü Bana Sökmez.

Zahir Ehli Hala Işine Gelende
Elleri Talanda çenesi Küfürde
Iftira Eder Hep Batin Ehline
Ikrarsizin Zulümü Bana Sökmez .

Ozani Imam Hüseyinin Yolunda
Direnişlerle Mansurun Darinda
Ahdina Sadik Pirin Huzurunda
Ikrarsizin Zulümü Bana Sökmez...

 


 



ozani [23.03.2008 15:06:00]

KÖTÜ SÖZ SAHİBİNİNDİR!

KÖTÜ SÖZ SAHİBİNİNDİR!
 
 Haber tarihi : 22.03.2008
 



İSMAİL SAÇLI [23.03.2008 11:00:00]

ALEVİLER ARTIK BİR YOL AYRIMINDA

 



Ali karul [21.03.2008 08:53:00]

***

 

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.

1914 Yılında başlayan 1. Dünya Savaşında Mustafa Kemal ATATÜRK Çanakkalede bir Kahramanlık Destanı yazıp İtilaf Devletlerine Çanakkale geçilmez dedirtti. Çanakkale bogazını geçmeye çalışan İngiliz ve Fransız Donanması agır kayıplar vermiştir. Türk Ulusunun Zaferle sonuçlandırdığı Çanakkale Savaşında Ulusumuz yaklaşık 253.000 bin Şehit vermiş O Yüce Kahramanlar Çanakkale Geçilmez dedirtmiştir.

Çanakkale Şehitleri
Ruhunuz Şad Olsun
Mekanınız Cennet Olsun

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İstanbul Merkez Şube Okmeydanı Cem Evi Dedesi
Erol KAPUKAYA
Aşkı niyazımla.



Eeol KAPUKAYA [19.03.2008 17:04:00]

GEMLİK KÜLTÜR VE CEM EVİ YARDIMLARINIZI BEKLER!...

GEMLİK CEM EVİNİN TEMELİ BAYADIR ATILDI.ŞU AN CEM eVİMİZİN 1.KATI HİZMET VERMEKTEDİR.2. VE 3. KATLARI İNŞAAT HALİDE HALKIMIZIN YARDIMLARINI BEKLİYOR.GEMLİK KÜLTÜR VE CEM EVİ`NİN BİRİNCİ KATINDA DEDE ODASI,YÖNETİM ODASI,YEMEKHANE,MORG(GASİLHANE),TUVALETLER,MUTFAK,SİGARA İÇME ODASI,KÜTÜPHANE,VE DEPO BULUNMAKTADIR.BİNAMIZ TAMAMLANINCA İBADETHANE MİZ 3. KATA ÇIKACAK.İKİNCİ KATTA İSE KONFERANS SALONU,KURS ODASI,MÜZİK ODASI,VE BİRÇOK ODA OLACAK.VE CEM EVİMİZ TÜM HALKIMIZIN DESTEKLERİNİ(yardımlarını)BEKLER.Cem evimizi telefon numarası:02245146655



Mesut AYDIN [15.03.2008 19:19:00]

DAVET

canlar merhaba



GÜNGÖR DENİZ [24.02.2008 22:24:00]

BİRLİKTELİK


Nerden: İST.
Website:
E-mail: ekapukaya@yahoo.com
Sevgili Canlar öncelikle Cümlenizi aşkı muhabbetle selamlıyor EHLİBEYT ylunda birlikte olmamızı Cenabı Haktan aşkı niyaz ediyorum.

Sevgili Canlar sizlerinde bildiğiniz gibi Ülkemiz zor bir süreçten gçmektedir.Cumhuriyetin Kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve Silah arkadaşları ve Türk ulusu büyük çabalar göstermiş Çanakkalede binlerce şehit vermiş 1923 te Türkiye Büyük Millet Melcisini kurmuşlar taşı toprağı kanla sulanan bu güzel vatanı Türk ulusu birlikte omuz omuza gönül gönüle Can Cana koruyarak bizlere emanet etmişlerdir.

Sevgili Canlar 1914`te Omuz Omuza birlikte olan bizlere bu güzel Vatanı emanet edenler bizim Ülkemizin Yurttaşlarıydı bizlerde O Yüce Yurttaşların Çocuklarıyız. bizlerde bu güzel Vatanımızı Ejdatlarımızın koruduğu gibi elbette koruyacağız. lakin Ülkemizi yönetmekte olan Hükümetler Ülke Yurttaşlarını karşı karşya getirmişlerdir ve getirmektedirler. örnegin Alevi yurttaşlar bu ülkede büyük sıkıntılar yaşamış ve gümümüzde`da yaşamaktadırlar. bu Vatanı birlikte kuranların Çocuklarına toplu katliamlar yapılmış işkenceler edilmiş Allah Muhammed Ali diyerek başladıkları Cemlerine İnançlarına İnsanlığa yakışmayan suçlar atılmıştır.

Sevgili Canlar Mustafa Kemal ATATÜRK bu ülkeyi kurarken Tüm ulusuyla birlikte olmuştu. şimdi bu ülkeyi yönetenler bu güzel Vatanın İnsanını karşı karşıya getirmekte ayrımcılık yapmaktadır. Apk. Hükümetine sormak lazım sen 25 Milyon Alevi Yurttaşın İnanç yeri olan Cem evlerini İnanç yeri olarak görmüyorsan İnançlara sayğı duymuyorsan illada emevi salsanatı diyorsan Oturma Laik Cumuriyetin koltuklarında. bizler Ülke yurttaşları olarak Alevisiyle sünnüsiyle lazıyla çöerkeziyle ermenisiyle bu ülkenin yurttaşlarıyz.

eger`ki İnanç başını kapatmaksa eger`ki inanç gösterişse bunun adı inanç olamaz. İnancı yaşamak için Tüm Yurttaşları eşit görmek azınlıkların haklarını vermek 100. bin Diyanet adamını barındırıp 25. Milyon Alevi yurttaşın İnanç merkezlerini görmemek varıp O mekanlarda Yurttaşların sıkıntılarını çözmemek 1000. yıldır Alevi yurttaşların hakkını yemek doğrumudur. Cenabı Hak Buyuruyorki bana geldigin`de ne hakkıyla gelirsen-gel ama kul hakkıyla gelme diye buyurmakta.HZ.Ali derki hakkınızı korumazsanız
haksızın yanında sayılırsınız demesi bizlere hakkımızı aramamızı haksızın`sa yanında olmamamızı hatırlatır.

Sevgili Canlar belki Dikkate almıyoruz ama Ülkemiz günden güne Laiklik ilkesinden kan kaybetmektedir. kişi Vapurun ortasında namaz kılıyorsa bu gösteriden öte bir şey degildir. Oysaki İbadeti yaşamak için zaman ve mekan aranmaz. Hakkı ger an her saat Salat Dua ile zikredebiliriz. bahçelievlerde geceleyin binaların Duvarlarına ALLAH yazanlara sormak lazım Cenabı ALLAH ne yerdeyim ne gökteyim benki Ademin gönlündeyim der. hak ben Ademdedir. Cenabı ALLAHI Kendi Kalp evine yazki O Köşke misafir etki Duvarlarda arama. Cenabı Allah ben Kuluma şah damarından daha yakınım demesi Hakkın bizimle olduğunu hatırlatmıyormu.

Sevgili Canlar bazı insanlar hakkı ararlar ama bulamazlar kişi inancını laf olsun diye yaşıyorsa kişi düşünmesi lazımdır. İnanç Hak`ile Kul arasındadır.İnsanlarsa mutlaka ibadetlerini yaşamalı hak ile birlikte olmalıdır`lar

Sevgili Canlar Gelin Hak Muhammed Ali Yolunda birlikte olalım. Gönül Gönüle Can Cana Olalım perşembe akşamları İnanç merkezlerimiz olan Cem Evlerimizde Cem olalım.
İRİ OLALIM DİRİ OLALIM BİRLİKTE OLALIM
---------- ----------- ---------------
Aşkı niyazımla
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İstanbul Merkez Şube Okmeydanı Cem Evi Dedesi
Erol KAPUKAYA


Erol KAPUKAYA [16.02.2008 15:20:00]

Alevi Haber Merkezi Sitesi Açılmıştır...

ErenlerMeydani.com Alevi Haber Merkezi Sitesi açılmıştır,


Sitemizde sizlerde yazabilirsiniz,yapmanız gereken sadece bizlerle itibarta geçmeniz



Alevi Haber Merkezi [15.02.2008 11:11:00]

sayın ismail onarlı tokat artova isbolus köyü tarihi mümkünmü buköyün kelime anlamı kimler yaşamış bunu merak ediyorum

ünal [14.02.2008 11:40:00]

allahın selamı üstünüze olsun canlar

Öncelikle hepinizi allahın adı ile slmlar saygılarımı sunarım .



zülfikar aydoğmuş [11.02.2008 21:44:00]
1-2-3-4-5-6-7-8-9-... - 88

Yeni Mesaj Gönder

Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git