KİŞİLER GEÇİCİDİR, DERGAHIMIZ KALICIDIR.SEVGİLİ CANLAR,
HEPİMİZ GEÇİCİYİZ.KALICI OLAN DERGAHIMIZDIR. BİZLER HİZMET ERİYİZ...BUGÜN VARIZ YARIN YOKUZ.. DERGAHIMIZIN ; 15 ASIL, 15 YEDEK,5 ASIL DENETİM KURULU, 5 YEDEK DENETİM, 40 KİŞİLİK DANIŞMA KURULU OLMAK ÜZERE TOPLAM , 80 KİŞİLİK BİR YÖNETİM KURULU VARDIR.
DERGAHIMIZIN NASIL YÖNETİLECEĞİNE VE ÇEŞİTLİ GÖREVLERİN KİMLERE VERİLECEĞİNE SEÇİMLE GÖREVE GELEN BU YÖNETİM KURULU KARAR VERİR.
ŞU ANDA GÖREVDE OLAN HERKES GÜN GELİR DEĞİŞEBİLİR. BUNU ANLAYIŞLA KARŞILAMAK GEREKİR. DOĞRU OLAN BUDUR.
GÖNÜL KALSIN , YOL KALMASIN...TÜM CANLARIMIZI AŞKI NİYAZ EDİYORUZ.
KARACAAHMET SULTAN DERGAHI YÖNETİM KURULU
|
merhaba
Cem ayinlerini araştırıyordum bir yerde takıldım cevaplarsanız sevinirim.Cem Ayininde; ayine katılanların töreni yöneten tarikat büyüğüne verdikleri selama ne ad verilir? Şimdiden teşekkür ederim
|
|
KARTAL CEMEVİ VAKFINDAN BELEDİYELER HÜKÜMETE TEPKİKARTAL CEMEVİ VAKFI’NDAN BELEDİYE’LERE HÜKÜMETE TEPKİ
KARTAL Cemevi Vakfı Esentepe mahallesi,Yaşardoğu caddesi ile Gürsel caddesi arasındaki 138 pafta 1969 ve 1970 ada üzerinde vakıf binamız bulunmaktadır.(Bu ada din hizmetleri alanı olarak ayrılmıştır.)1969 ada üzerinde 3 adet mekruk gecekondu bulunmaktadır.Büyükşehir Belediyesi’nin arsasının üzerindeki işgalin kaldırılmasını 13 yıldır yetkililerden talep etmekteyiz.Yazışmalarımız 20 klasörün üzerindedir.Dini hizmet alanı denildiğinde insanların inançlarının yaşarken daha temiz,daha huzur verici ortam olmasını arzu eder.Ne yazıkki Türkiye’nin en büyük Cem kültür evi olma özelliğini taşıyan binamızın hemen yanıbaşında gecekondu bulunması gecekondu içerisinde kümes bulunması hayvan beslenmesi,cemevimize ne kadar saygı gösterdiklerinin ölçüsüdür.Daha önceki yönetimler defalarca yazışmalar yapmışlar,bir sonuç çıkmamış.Hatta eski yönetim 2 gece kondunun boşaltılması için içindeki işgalcilere vakfımızdan parada ödenmiştir.Sekiz aylık yönetimizde bu yazışmaları bizde sürdürdük.Belediyelerden sonuç alamayınca bakanlardan Mehmet ali Şahin ve Milletvekilerde konuyu yakınen biliyorlar.En son Kültür Bakanı Sayın Ertuğrul Günay’ada ilettik.Çünkü bizim cemevlerimiz aynı zamanda kültür merkezlerimizdir.Onun için hükümet yetkilisi olarak kendisiyle görüştük.Ondanda bir sonuç alamadık.Kartal’da 126 camii var,bir tek cemevimiz var.126 camiinin çevre düzenlenmesine bakılarak cemevimizin bahçesiyle kıyaslanmasını istiyoruz yetkililerden.Bize yasal engellemeler önümüze sürülüyor.Kartla’daki 126 camiinin hepsi imarlı iskanlımıdır acaba.Sonuç olarak AKP zihniyetinin cemevlerini ibadethane görmediği için Alevileri yok saydığı için Alevilerin cenazelerinede saygı göstermediği bu davranışından bellidir.Alevi yurttaşlarımız cenaze namazlarını binamızın otoparkında kıldırılmaktadır.Bu gece kondular kaldırılırsa cenaze tören alanı olarak oranın düzenlenmesini talep ediyoruz.Belediyelerin yanlı davranışını kınıyoruz.Biz yöneticiler bu sorundan bunaldık,halkımızın sokağa çıkarak bu soruna sahip çıkmasını istiyoruz.Bu sorun sadece Kartal Cemevinin değil tüm alevi yurttaşlarının sorunu haline gelecektir.Kamoyumuzun bilgilerine sunarız… KARTAL CEMEVİ VAKFI
|
Haydardede KÖYÜ SİTESİMrb Canlar,
Sitemiz bizim buluşma yerimiz burada buluşuyor sitemiz sayesinde bilgiler ediniyor bişiler paylaşıyor yeni insanlarla tanışıyoruz kültürümüzü sonuna kadar devam ettirmekte büyük yarar sağlayacağını düşündüğüm Karacaahmet.com bana bi fikirr verdi ve köyümüzün sitesinin olmadığını fark ettim ve artık bu site sayesinde bizim köyümüzünde bi sitesi var ve bizlerde kültürümüzü burda sürdürüyoruzz sizleride beklerizzz....
haydardedekoyu.com hepinizi bekliyoruzzzzzzzz...
Hoşçakalın....
Dostçakalınnn....
|
Şehidi Kerbela Sen Yardım EyleMuhammed Mustafa Ali Mürteza Hasan el Mücteba sen yardım eyle Dertlerin devası ol Ali aba Şehidi Kerbela sen yardım eyle
Hüseyin uğruna serinden geçen Ecel şerbetini ilk önce içen Ya Hüseyin benden razı ol diyen Cennette Hür olan sen yardım eyle
Zülfükarla yeri göğü inleten Yezit ordusunu tir tir titreten Babasından bir yudum su dileyen Ya Aliyel Ekber sen yardım eyle
Yezit alçağını rüsvay eyleyen Kimin ümmetisin diye gürleyen Yoksula acize hep yardım eden İmam Zeynel Aba sen yardım eyle
Gönülden gönüle sevgi taşıyan Karanlığa güneş gibi ışıyan Ömür boyu mütevazi yaşayan Ya Muhammed Bakır sen yardım eyle
Hakikat bağının gülünü deren Muhammed Ali’nin soyundan gelen Yetmiş üç milleti kul diye seven İmam Cafer Sadık sen yardım eyle
Dünyanın malına mehil vermeyen Zalimin zulmüne boyun eğmeyen Bağdat zindanını cennet eyleyen Ya Musa’yı Kazım sen yardım eyle
İlmi ile gönülleri feth eden Her çeşit sorunun cevabın veren Daima halkıyla hareket eden İmam Ali Rıza sen yardım eyle
Çok küçük yaşlarda icazet alan İslam aleminin imami olan Cömertlikte bir benzeri olmayan Ya Muhammed Taki sen yardım eyle
Yaşadığı çağda çok zulüm gören İslam ahkamını müdafa eden Hakikat uğruna serini veren İmam Ali Naki sen yardım eyle
Hadisleri dilden dile dolaşan Güzel Ahlakıyla üne kavuşan Çok genç yaşta hak katına ulaşan Ya Hasan Ül Askeri sen yardım eyle
Biçare Güner’i koymayın darda Sahip çıkın n’olur yüce divanda Bir gün kıyametin koptuğu anda Ya Muhammed Mehti sen yardım eyle
Ozan Güner Kaymak Amsterdam / 20.08.2008
|
PİR HACI BEKTAŞ VELİYİ YÜREKLERDE ANIYRUZSerçeşmeden yanar İlmin Işıgı Pirim Hacı Bektaş sana gelemmi gönlümün Sultanı Kalbim Aşığı Hü Diyerek ben yolunda Ölemmi Sevgi Barış Hoşgörünün Işığı Hacı bektaş veliyi yüreklerde Anıyoruz. Horasan Pirisin başlar Tacısın sevgi Pınarısın Hak Mihmanısın seni seven geçer delikli taşın Kırkların Ceminde Semah Dönemmi Hacı Bektaş Veli Anadoluya Sevgi Hoşgörü Işığını yakmış İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır diyerek Tüm İnsanlıgı Bilgiye davet etmiş Hakkın Kabesi olan İnsanın bilgiyle pişmesini öngörmüştür. Erenlerin yolu dört kapı haktır şeriat tarikat merifet hakikattır Cümle Muratları veren Er haktır Hak Hak diye ben yolunda gelemmi 15.Ağustosta başlayan Hacı Bekta Veliyi anma etkinlikleri başta Alevi Toplumumuza ve Ülke birlik beraberligine sevgi barış paylaşım hoşgörü Bereket getirmesini Cenabı Allahtan aşkı niyaz eder 72. milleti bir nazarla kucaklayan serçeşme başı Hacı Bektaş Veli Cümlemizin Dilde Dileğini Gönülde Muradını Vermesini Yüce yaratıcıdan tekrar tekrar aşkın niyaz ediyorum. Pirimizi Tavah eden Canların Tavahları kabul olsun diliyorum. Bir Cem kursak beş taşların önüne Hubyarımsın demiş sarmış gönlüne Hatipoglu her dem çağır Pirine Hak darında Pir yolunda Ölemmi
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İst. Mrk. Şb. Okmeydanı Cem Evi Dedesi Erol KAPUKAYA Aşkı niyazaımla --------------- ---------------
|
SANATÇI SEYHAN GÜLER YENİ ALBÜMÜ ELLERİN OLDU ÇIKTImerhaba canlar seyhan gülerin elletin oldu albümü çıktı tüm müzik marketlerde
www.seyhanguler.com
http://tr.netlog.com/go/explore/videos/videoid=526270 Deyişler Seyhan Güler okuyor izleyin
|
hünkarmerhaba canlar öncelikle siteniz gayet iyi ama bir sitem edicem affınıza sıgınarak.hacı bekteşi veli ile ilgili bilgilerinizi okudum ama hiç tatmin edici ev ögretici bulmadım böyle önemli bir sitede neden hacı bektaşi veliyle ilgili daha detaylı ve derin bir bilgi olmazki.genelde yazan kişi kim bilmiyorum ama daha cok yorumsal bir anlatım katmış, daha öz bilgiler olmalı,bence bu bir eksiktir,tabi bu benim düşüncem, fikrimi beyan ettim yinede emegi gecen tüm canlara saygılarımı sunuyorum,affınıza sıgınarak bunları yazdım ama yazmam gerektigini farkettim,çünkü tatmin etmedi burdaki bilgiler.aşk-ı niyaz ediyorum gerçegin demine hüüü
|
Aşk Değil Mi (Nefes)Kûn deyince kâinatı var eden
Aşk değil mi bu dünyayı döndüren
Ham ervahı ol narından zar eden
Aşk değil mi her acıyı dindiren
Giriftarım, pervaneyim nuruna
İsrafil’den evvel girdim sûruna
Müptelâyım koştum Mansur darına
Aşk değil mi divaneyi yandıran
Cemre düşer cümle âlem beslenir
Bülbül güle, gül kadrini seslenir
Cem-i cemal kısmet ile süslenir
Aşk değil mi ol sevdaya bandıran
Toz dumandır hal bilmezin izleri
Namutena hatemdeki yüzleri
Berhavadır şu cahilin sözleri
Aşk değil mi Kosani’yi kandıran
Antalya 31.07.2008
Aşık Kosani
|
bursıyı gunler ben atatürk üniversitesi radyo tv ve sinema öğrencısıyım amddı durumum ıyı olmadıgından egtımımı saglıklı bır bıcımde gerceklestıremıyorum ve alevı oldugum içinde başvurdugum bırcok yerden burs talebıme cvp gelmedı o nedenle sızden burs talıbenınde bulunuyorum benı bu nodan 05438965878 bılgılendırırsenız sevınırım ılgınız için sımdıden teşekkürlet
|
KİTAP YURDU TİCARİ BİR SİTEDİR.SEVGİLİ MEHMET ALİ BEY, KİTAPYURDU KİTAP SİTESİ TÜM KİTAP ÇEŞİTLERİNİN BULUNDUĞU İNTERNET YOLUYLA KİTAP PAZARLAYAN BİR İNTERNET SİTESİDİR. TİCARİ BİR SİTEDİR.
SAHİPLERİNİ TANIYORUZ. KİTABIN HER TÜRÜ VARDIR. ŞERİATÇI BİR KURULUŞ DEĞİLDİR. AMA O TÜR KİTAPLARDA VAR. ELEŞTİRİNİZ BELKİ HAKARET İÇERMİŞ OLABİLİR O NEDENLE KALDIRILMIŞ OLABİLİR. AYNI SİTEDE TÜRKİYEDE YAYINLANMIŞ TÜM KİTAPLAR, TÜM ALEVİ KİTAPLARI BULUNMAKTADIR...
BİLGİNİZE RİCA EDERİZ....SELAMLAR, SAYGILAR.....
|
Kitapyurdu.comMerhaba:)
Sayın Cemal Şener`in son kitabı olan "Sorularla Alevilik" isimli eserin kitapyurdu.com`dan temin edilebileceği sitenizin sayfasında ilan edilmesi üzerine kitapyurdu.com adlı site hakkındaki bilgilerimi paylaşmayı istedim.
Kitapyurdu.com isimli site Şeriatçı, din bezirganlarının kurmuş olduğu bir sitedir. O nedenle Alevi Canlara böyle sitelerin önerilmemesinin daha sağlıklı olacağı düşüncesindeyim. Bu sitede satılan din tüccarı bir kişinin yaşamının anlatıldığı bir kitaba yorum yazmıştım bu yorumuma çok kızan bir cahil yobaz site yönetiminden taleple benim yazmış olduğum yorumun kaldırılmasını sağlamış akabinde site yönetimine neden böyle yaptıklarını sorduğumda kaçamak cevaplar verilmesi üzerine yorumumun yeniden siteye konulmasını aksi halde site yönetiminin de Şeriatçı, din tüccarı fikrine kapılacağımı belirtmeme rağmen karşı bir görüş belirtilmemiştir.
Saygıyla Alevi Canlara duyurulur.
|
-*- İki Temmuz’da Günü Ağarmayan Şehir -*--*- İki Temmuz’da Günü Ağarmayan Şehir -*- Dosyası kabarık, sicili bozuk… Tarihi, kara lekeden bulanık, Ümmetçilikten kurtulamamış yazık, İşi; darağacı, ateş, gammazlık. * Hak için semah dönmeyi suç saydı, İnsancıl düşünenlere hep kıydı, İkilikte kaldı bir olamadı, Sarmış beynini karanlık nifakı. * Pir sultan, Deniz, Muhlis, Hasretimiz… O günden beri yanar yüreğimiz, Kanı kanla yumaz, kindar değiliz, Bizi biz yapan insana sevgimiz. * Yunus, Mevlana’dan okuyan yobaz, Yaradan aşkına sevmeyi bilmez, Kabarır kini duyuları görmez, Kinle (kanla) beslenenler insan olamaz. * Karanlık dünü, var kara mollası, Rejimi hazmedemedi yobazı, Taşıdığı Arap, İran menşesi, Çağa kapalı beyinsiz kellesi. * O, kızılırmağın böldüğü şehir, İçinde; kin, nefret, beslenen zehir, Ruhen iki temmuz da oldu vampir Gözü kin, yüreği nefrete esir. * Ezelden ebede dek beddualı, Doğasına yansımış iç karası, Mazlum gözyaşlarının tutar ahı, Özünü sarmış husumet yumağı. * Adını anarsam ağzım kirlenir, Aydınları yutan canavar şehir, Burada kuruldu burada yıkılır, Diyen; CUMHURİYET düşmanı fakir, * Ata hasta us’a vurdu neşteri, Kanser gibi sinip fırsat kolladı, Taşladı, yaktı, idama yolladı, Kalbinin kiri yüzüne yansıdı. * Demoğlu; yanar, yüzülür, asılır, Bu sevgi bir ölürse, bin dirilir, Kerbela, Maraş, Çorum mu bitirir, Sivas yakar can ANKA oluverir. Haydar DEMOĞLU /2008
|
2 temmuz şehitleri ölümsüzdür
YAŞASIN MUHAMMET ALİ`NİN AYDINLIK YOLU...
"2 TEMMUZ ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR"...
|
Madımak 93 - (02 Temmuz 93 Anısına)"UNUTMADIK UNUTANLARDAN DA DEĞİLİZ..."
***Madımak 93*** (02 Temmuz 93 Anısına) Bir S….. duymuştuk… Pir Sultan’ı asan, Bir S…. gördük biz, Gemerek’ten darağacına, Pir Sultanlar yollayan. Bir S…. yaşadık biz, Pir Sultanları yakan, Vahşiliği, Bağnazlığı, bayraklaştıran. __________Teke tüke sakal kılıyla tutuştun, __________Oy madımak, __________Otuz yedi cana mezar oldun, __________Sen madımak, __________Kimini tek ayaküstünde oynattın, __________Oy madımak, __________Kimini göz yaşına, yasa boğdun, __________Sen madımak. *** Sen var ya! Sen… ne S….’ın… Zalimliğinle cihana nam salmışsın, Asıp kesen, yakıp yıkan, İki Temmuz, en son vakan, On binlerce yıllık, Kültür ormanına, senidin… Baltayla, ateşle dalan. Yakıp, yıkıp, yaralayıp yaran. __________Teke tüke sakal kılıyla tutuştun, __________Oy madımak, __________Otuz yedi cana mezar oldun, __________Sen madımak, __________Kimini tek ayaküstünde oynattın, __________Oy madımak, __________kimini gözyaşına, yasa boğdun, __________Sen madımak. *** İşte sen o S….’sın, Cellât olup, darağacına taş atan, Allah’ın evine layık olmayan, Allah’ın emirlerine sadık kalmayan, Onun verdiği canı, Ondan izinsiz alan, Gaddarlığına, dini alet eden, __________Teke tüke sakal kılıyla tutuştun, __________Oy madımak, __________Otuz yedi cana mezar oldun, __________Sen madımak, __________Kimini tek ayaküstünde oynattın, __________Oy madımak, __________kimini gözyaşına, yasa boğdun, __________Sen madımak. *** İşte bu o S… Yobaz, Bağnaz, Zihni kirli, Kalbi bozuk olan, Fitne, fesat, Sözde Müslüman, Bir yığın ç….. tipli, K…. sakallı, İslam düşmanı insan. __________Teke tüke sakal kılıyla tutuştun, __________Oy madımak, __________Otuz yedi cana mezar oldun, __________Sen madımak, __________Kimini tek ayaküstünde oynattın, __________Oy madımak, __________kimini gözyaşına, yasa boğdun, __________Sen madımak. *** Ey S….! Kanlı S…. Daha öğrenip anlayamadın mı? Ne asmayla, Ne kesmeyle, Ne yakmayla, Bir yere varılamayacağını, Allah’ın verdiği canı almayla. __________Teke tüke sakal kılıyla tutuştun, __________Oy madımak, __________Otuz yedi cana mezar oldun, __________Sen madımak, __________Kimini tek ayaküstünde oynattın, __________Oy madımak, __________Kimini gözyaşına, yasa boğdun, __________Sen madımak. *** Sen S….! sen var ya! Hem Yezitsin, hem Mavya, İşte bu nesildi; Hem kıydı Hz. Ali’ye, Hem zehir verdi Şah Hasan’a, Su vermedi Şah Hüseyi’i Kerbela’ya, Hep şefaat bekleyip, Gider göründü, Hz. Muammmed(SAV) ’ın peşinden, Yine bunlardı onun nesline, Azap, cefa, zülüm eyleyen. __________Teke tüke sakal kılıyla tutuştun, __________Oy madımak, __________Otuz yedi cana mezar oldun, __________Sen madımak, __________Kimini tek ayaküstünde oynattın, __________Oy madımak, __________Kimini gözyaşına, yasa boğdun, __________Sen madımak. *** İşte bunlar; Yezit, Mavya, Mevran… E… nesilli; fitne, fesat… Sözde Müslüman, Bir yığın ç…… sakallı, K….. tipli, İslam düşmanı, İnsan kılıklı h..... __________Teke tüke sakal kılıyla tutuştun, __________Oy madımak, __________Otuz yedi cana mezar oldun, __________Sen madımak, __________Kimini tek ayaküstünde oynattın, __________Oy madımak, __________Kimini gözyaşına, yasa boğdun, __________Sen madımak. Haydar Demoğlu
|
HUBYAR OCAGIMIZA SAHİP ÇIKALIMHUBYAR OCAGIMIZA SAHİP ÇIKALIM OCAKLARIMIZ BİRBİRİNDEN AYRILMAZ. ------------------------------ Avusturya Alevi Federasyonu bşk. Mehmet Ali Cankaya Hubyara gönül veren Canları Hubyar mensuplarını incitmiştir.
Sevgili Canlar zaten bu konularda oldukça doluydum siz sevgili Canlarla bazı konuları paylaşmak istiyorum. öncelikle M.Ali Cankayaya sormak isterim. Ocaklarlar kutsaldır ocaklara söz edilmez o yüce ocakları bizlere bir kültür hazinesi İlim irfan mekanları olarak bırakan Anadolu Erenleri bu uğurda her biri bedel ödemişlerdir. Hz.Hüseyinden yola çıkarak Hallacı Mansurlar Nesimi Sultanlar fazlılar Şeyh Bedrettinler Ser çeşme başı Pir Hacı Bektaş Veliler Hubyar Dervişler nice nice Anadolu Erenleri vede Alevi İnancının Ögreticileri olan Dedelerimizi görmezlikten gelemezsiniz.Alevi ocaklarına saygısı olmayan Alevi İnancını yüreginde taşımayanları ve de hala Alevi kurum ve kuruluşlarının başında olup Ocaklarımızın kutsallığını incitenleri kınıyoruz bu misyonu taşıyanları istifaya davet ediyoruz.
Ayrıca Cem Evlerimizin bir çoğunda
ALEVİ CANLARIMIZ ASİMİLE EDİLMEKTE
Alevilerin Kurbanı Tekbirsiz Kesilmez.
Alevilerin Lokması Duasız Yenmez
Alevilerin İmam Cafer buyrugu üzerine nikahlarını Hocalar kıymaz
Hoca Cenaze Kaldırır Kuran Okur
Cem evlerinin Öğretici Öğretmeni Dedelerdir Hocalar Degil.
Yöneticiler Hizmetinizi Hak Muhammed Ali Aşkına yapınız.
Alevi Kültürüne Hak Muhammed Ali Aşkına Hizmet eden Canlara Aşkı niyazımla
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İst. Mrk. Şb. Okmeydanı Cem Evi Dedesi Erol KAPUKAYA
|
Üniversiteli (!) Cahillerden UtanıyorumÜniveristeli () Nuray Bezirgan; Yani İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı. Zaten mesele bu yani. İnsanlar bana Atatürkçülük adına zulmediyorlarsa benden Atatürk````````ü sevmemi bekleyemezsiniz. dedi.
Humeyni’yi seven ama İran’daki baskı rejimini desteklemeyen üniversiteli (!) bir arkadaşlarımız varmış. Ülkemizdeki eğitim ve okuma oranını bildiğim için bu duyduklarıma şaşırmadım.
Atatürk’ü sevmeyen arkadaşlar, tarih bilgisinden yoksun olduğu gibi, günün şartlarından, bağımsızlık, özgürlük ve demokrasi gibi çok önemli olgulardan da yoksun. Üniversite öğrencilerinin bu önemli konulardaki cahilce görüşleri içimi sızlatmadı desem yalan olur.
Atatürk’ü sevmiyorum derken Atatürk’ün ona sağladığı hakkı kullanırken, Humeyni’yi sevenler ya da sevmeyenlerin İran’da başına dikilen polislerden haberi olmadığı ne kadar da belli.
İngilizler olduğunda daha özgür olacağını düşünen üniversiteli (!) arkadaşlar, bugün Irak’ta, Filistin’de Afganistan’da ve dünyanın işgal edilmiş ülkelerden ya da bir şekilde topraklarına yabancı askerlerin girdiği çeşitli ülkelerde kadınların ve çocukların durumundan haberdar mı acaba?
Atatürk’ü sevmeyenlere zorla sevdiremeyiz. Ancak tarih, sosyoloji, psikoloji, felsefe ve çeşitli sosyal bilimler konularında sürekli okumalarını tavsiye edebiliriz.
Hatta Atatürk’ü sevmeyen, Kurtuluş Savaşı’nın nerede ve nasıl başladığını bilmeyen, tarihten ve demokrasiden bihaber üniversiteli(!) bu arkadaşa Nene Hatun’un örtüsü ile kendi örtüsü arasındaki farkı da göstermek lazım. Üstelik Nene Hatun okula bile gitmemiş, yiğit bir Anadolu kadını iken ülkesini işgal eden düşmana karşı savaşırken, üniversiteli (!) bu arkadaşlarımız İngilizlerin kendisine özgürlük getireceğini sanacak kadar cehalet içindedir.
Kurtuluş savaşı yiğit Anadolu kadınlarının fedakarlıkları sonucu kazanılmış bir savaştır. Allah bana bebek verir ama savaşmazsam bağımsız bir ülke vermez diyerek bebeğinin üzerindeki örtüyü cephanenin üzerine örten, fedakâr anaların kazandığı bir savaştır Kurtuluş savaşı. Çünkü o analar bilir ki bağımsız olmayanın dini de, Allah’ı da olamaz.
Yabancı bir devletin kendilerine daha geniş haklar vereceğini düşünen, yabancı bir devletin sömürgesini rahatça kabul edeceği belli olan üniversiteli (!) cahiller, siz kahraman Anadolu kadınlarının yüzkarasısınız.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde bilim adına, insanlık adına yeni buluşlara imza atan üniversitelilerin yanında, sizler gibi cahillerinde üniversiteli olarak anılmasından utanıyorum.
|
Alevi Kurumlarından Ortak Çağrı : 2 Temmuzda Madımak Oteli Önünde Buluşalım2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal’ı anmak üzere Sivas’a giden 33 insanın Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmesi, Ortaçağ vahşetiyle Türkiye’nin aydınlığına, çağdaşlığına, demokrasi ve laikliğe, halkların kardeşliğine, birarada yaşama kültürüne ve çok kültürlülüğe yapılan bir saldırıydı. Bundan 15 yıl önce Sivas’ta gerçekleşen gerici, şeriatçı, faşist katliam devletin ve güvenlik güçlerinin gözetiminde yaşandı. İnsana, aydınlığa, düşünce özgürlüğüne düşman ırkçı ve şeriatçı güçler, “Şeriat isteriz”, “Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak” sloganları atarak savunmasız insanları bir otelde kıstırdılar ve oteli ateşe vererek, tarihe karanlık bir sayfa eklediler.
"2 Temmuz’da Madımak Oteli’nin önünde buluşalım…"
2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal’ı anmak üzere Sivas’a giden 33 insanın Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmesi, Ortaçağ vahşetiyle Türkiye’nin aydınlığına, çağdaşlığına, demokrasi ve laikliğe, halkların kardeşliğine, birarada yaşama kültürüne ve çok kültürlülüğe yapılan bir saldırıydı. Bundan 15 yıl önce Sivas’ta gerçekleşen gerici, şeriatçı, faşist katliam devletin ve güvenlik güçlerinin gözetiminde yaşandı. İnsana, aydınlığa, düşünce özgürlüğüne düşman ırkçı ve şeriatçı güçler, “Şeriat isteriz”, “Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu, Sivas’ta yıkılacak” sloganları atarak savunmasız insanları bir otelde kıstırdılar ve oteli ateşe vererek, tarihe karanlık bir sayfa eklediler.
Bu kara leke, AKP iktidarının Madımak Oteli’nin müze olmasına ilişkin talepleri görmezden gelen tutumu ile Madımak’ın müze olması için verilen kanun teklifini reddetmesiyle, dahası Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın’ın, Madımak Oteli’nin altında açılan kebapçının yerine kütüphane ya da çiçekçi açılması veya binanın müzeye dönüştürülmesi tekliflerine karşı “Pişmiş aşa soğuk su katılmaz” cevabı ile daha da büyümüş, otel binasının kebap salonu olarak hizmet vermesini onaylayan bu tutum, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın Madımak Oteli’nin kamulaştırılması için yeterli bütçeye sahip değilim demesi de en az Madımak Katliamı kadar canımızı yakmış, ruhumuzu incitmiştir.
Aslında hepimiz biliyoruz ki; katliamlar, insanı yakarak öldürmeler yeni değildir. Enel hak dediği için Hallacı Mansur asıldı, Seyyid Nesimi’nin derisi yüzüldü. Her türlü özgür ve muhalif düşüncenin kilisenin baskısı altına alınmaya çalışıldığı Ortaçağ’da düşünür ve bilim adamı Giardano Bruno, yakılarak öldürüldü. İkinci Dünya Savaşı’nda milyonlarca insan gaz odalarında yakıldı.
16. yüzyılda Pir Sultan asıldı.
Daha yakın tarihlerde 1 Mayıs 1977’de İstanbul’da, Maraş’ta, Çorum’da, Gazi’de ve daha başka olaylarda onlarca insan öldürüldü, yakıldı, işkenceye tabi tutuldu.
Kuşkusuz, onlar yandılar ve karanlığa bir ışık oldular. Ama artık karanlığa ışık tutmak bedenlerin ateşlerde külleşmesiyle değil; bilimle, teknikle, akılla olmalı… Bunun için geçmişte yaşanan katliamları unutturmayarak, katliamların yenilenmesini önleyerek, farklılıkların zenginlik olduğu bilincini beyinlere kazıyarak ve hepsinden önemlisi vicdanlarımızla, geçmişimizle, ayıplarımızla, suçlarımızla yüzleşerek ışığı çoğaltmalıyız.
Bu nedenle Madımak Oteli’ndeki insanlık dışı kıyımın vicdanlarımızda yarattığı utancı hep birlikte temizlemek gerektiğine inanıyor ve bunun salt Alevilerin sorunu olmadığı kanaatini taşıyoruz. Madımak’ın toplumsal belleğimizde açtığı yarayı da demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine, eşitliğe, çok kültürlülüğe inanan kesimlerle sarabileceğimizi biliyoruz. Madımak Katliamı’yla yüzleşmenin ve gerçek faillerin bulunmasının gerekliliğine inanıyor, 2 Temmuz’un unutulması halinde farklı kimlik ve inançtaki her insanın can ve mal güvenliğine yönelik tehditlerin artarak devam edeceğini görüyoruz.
Türkiye, geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorundadır. Bizce bunun çözümü Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesi, katliamın karanlıkta kalmış gerçek faillerinin bulunması ve Alevilerden özür dilenmesidir. Yeni Madımaklar yaşamamak için 2 Temmuz’un unutturulması yönündeki girişim ve çabalara set çekmek, toplumun ve devletin yüzleşmesini sağlamak bu açıdan önem taşımaktadır. Bu nedenle, 2 Temmuz’da Sivas’ta yapılan anmalar önem arz etmektedir.
Alevi Örgütleri, 15 yıldır kararlı bir şekilde Madımak katliamının, sadece Madımak’ın da değil, bir arada yaşama kültürünü tahrip eden karanlıkta kalmış bütün katliamların aydınlığa kavuşturulması için mücadele veriyor ve laikliği, bireyin ve emeğin özgürleştirilmesini, devletin demokratikleştirilmesini savunan güçlerle omuz omuza olmayı önemsiyor. Omuz omuza verdiğimiz mücadelede dostlarımızı şimdi 2 Temmuz’da Madımak Oteli önünde görmek istiyoruz.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde karanfillerimizi bırakıp kaybettiğimiz değerleri anacağız. Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesine ilişkin mücadeledeki kararlılığımızı bir kez daha göstereceğiz. Anma töreninde aramızda sizleri de görmeyi arzuluyoruz. Vereceğiniz desteğin, farklı kültürlerin ve inançların bir arada yaşayabileceği bir Türkiye özleminin gerçekleşmesine katkı sunacağını, Madımak katliamını unutturmak isteyen çevrelere etkili bir cevap olacağına inanıyoruz.
Vereceğiniz destekle, sadece Madımak Oteli’nde katledilenleri değil aynı zamanda Bruno’yu da, anacağınızı biliyor muydunuz?
Daha aydınlık bir Türkiye için 2 Temmuz 2008 Çarşamba günü Sivas’ta Madımak önünde buluşmak üzere…"
Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Ali Balkız (Genel Başkan)
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Turgut Öker (Genel Başkan)
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Fevzi Gümüş (Genel Başkan)
Hacı Bektaş Veli Kültür Dernekleri Tekin Özdil (Genel Başkan)
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ercan Geçmez (Genel Başkan)
8 Haziran 2008
|
BUNU OKUYUN !!!!!merhaba alevi gençler ben şöyle bir şey düşündüm bu siteye giren alevi gençlerle ve buranın büyükleriyle birlikte bir kampanya düzenleyebiliriz....!
yardıma muhtaç alevi gençlerimize veya büyüklerimize karşı bir kampanya düzenlemelerini rica ediyorum...burada o kadar yardıma muhtaç kişi var ki..bunlardan biri olarak ben alevi gençlerimizi anlıyorum haydi he birlikte dayanışma içine girelim ve yardıma muhtaç kişilerin,düşmüş kişilerin elinden tutarak onları kurtaralım...bence bu bizim görevimizin bi parçası diye düşünüyorum benim gibi düşünenler bu mesajıma cevap yazsınlar..........!!!!!!
|
Ahzap suresindeki cevabınıza atıfÖncelikle verdiğiniz bu cevap kesinlikle doyurucu değildir biz doğruya erişmek için çalışmalı gereken zamanda daha çok çalışarak kendi inancımıza sağlamlaştırma yolu ilimsel bilimsel akıl yolu ile gidilerek tarihide analiz edip cevap vermek cümle Alevileri diğer mezhep inaçlı kesimden ayıkmaktadır.Biz alevilerin akademik çalışma yapaçakları ne okullar nede devlet destekli kuran kursklrımız var o yüzden bu bilimin sunduğu netteki kitaplıkla konuları işleye bilmekteyiz.rivayetler yüz yıllarca tüm medreselerde kılıç ve para aykusu düşük öğrenciler ve bilinçsiz kitleler emevi Abbasi desteği ve devamıyla gelen anlayışa karşı bir anlayış ortaya koymamız gerekir o zaman kerbelada şah Hüseyin,sivasta pir sultan edirnede izmitte şeh betrettin karamanda yunus hacıbektaşta hünkar, konyada şemns ve Mevlana ,yemini fuzuli harabi oluruz…
Zeyddin eşi, Zeyneb B. Cahş Asıl adı Berre olmakla birlikte,(ayrıca Muhammed`in Mustalık gazasında esir aldıktan sonra nikah kıydığı Cüveyriye`nin de ilk ismi Berre`dir). Peygamber Efendimiz tarafından Zeynep olarak değiştirildi resulun halasının kızıdır önce bunu söyleyelim.siz hizmetkar diyerek mezhepçilerin yaptığı gibi konuyu idrak edemeyen bilgisi olmayanı bir tarafa ittirmiş gibi gözükmekte bir lisanla meramı anlatmışsınız..
Bir rivayete göre Resulun halasının kızı zeyneb bin cahş resulle evlilik düşünüyordu ama resul bunu yapmayarak evlatlık aldığı zeyd ile hala kızını evlendirerek köle ile hür bir insanın evlenmesi adına büyük başarıya imza atmış olmasına rağmen bu evlilikte patlak vermiş.Arap ailelerin bu işe toplumsal olarak hazır olmadıkları açığa çıkmıştır. Evlâtlığı zeyd için, Hazret-i Zeynep’e dünür giden Peygamber Efendimiz, hala çocuklarına teklifini açıkladı. Ancak, bu evliliğe ne Zeynep(Bere), ne de kardeşleri sıcak bakmadılar. o zamana kadar süregelen ve adeta yazılı olmayan kanun hükmünde olan örfe aykırı bu teklifi kabullenmek kolay değildi. Diğer taraftan Peygamber Efendimizin talebini geri çevirmek, isteğine karşı gelmek veya kabul etmemek hiçbir Müslüman’ın yapacağı bir iş değildi. Hazret-i Zeynep de hiç istemediği bu evliliğe, Peygamber Efendimizi kırmamak ve teklifini reddetmemek için, rıza gösterdi ve kabul etti
Ancak, iki cihan saadetine vesile olacak sıcak bir yuva ortamı oluşmadı ve evlilikleri boşanma ile neticelendi.
Hazret-i Zeynep ve Hazret-i zeyd’in evlilikleri her ne kadar boşanma ile neticelense de, çok önemli icraata vesile olmuş ve cahiliye döneminin önemli bir adeti ve anlayışı ortadan kaldırılmıştı. Daha sonra bu şahıslar yine önemli yanlış ve uygulamalara sebep olan başka bir geleneğin kaldırılmasına da konu olacaklardı. Yine o zamanki anlayışa göre; kurumlaşan evlâtlık sisteminde, evlât edinen edinilenin adeta öz babası gibi telâkki edilir ve bu şekilde hükme varılırdı. Evlâtlık öz babası yerine kendisini evlât edinenin ismiyle çağrılırdı. Oysa ki, evlâtlık ile öz evlât arasında çok büyük bir fark olup hiçbir zaman öz baba yerine ikame edilemezdi. Bu anlayış da âyet-i kerime ile ortadan kaldırıldı. Nazil olan Ahzab Sûresi’nin 4 ve 5. ayetlerinde Cenâb-ı Hakk mealen şöyle buyurdu:
Sunni yazarlar şöyle derler…..
“zeyd (r.a.), rivayet-i sahiha ile itirafına binaen, izzetli zevcesini kendine mânen küfüv (denk) bulmadığı için tatlik etmiş. Yani, Hazret-i Zeyneb, başka yüksek bir ahlâkta yaratılmış ve bir peygambere zevce olacak fıtratta olduğunu, zeyd ferâsetle hissetmiş. ve kendisini ona zevc olacak fıtratta kendine küfüv bulmadığından, mânevî imtizaçsızlığa sebebiyet verdiği için tatlik etmiştir. Allah’ın emriyle Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm almış.
Münafıklar Hazret-i Aişe’ye (ra) iftira attıklarında, onu savundu ve dürüstlüğüne şahitlik etti. Hazret-i Aişe de Zeynep için; dini yaşama konusunda ondan daha hayırlı, ondan daha çok Allah’tan korkan, akrabalarını gözeten, fakirlere sadaka veren bir kadın görmediğini söyledi. Hazret-i Zeynep, Hazret-i Ömer (ra) tarafından kendisine verilen maaşı olduğu gibi fakirlere dağıttı. Kâinatın Efendisinin vefatından sonra kendisine kavuşan ilk hanımı oldu. 53 yaşında Medine’de vefat etti. Akabinde Cennetü’l-Bâkî mezarlığına defnedildi.
Yani ehlibeyt tarihi cümburlop cuvala deniyor burada i resulun diğer eşleri AYŞE HAFZA,SAFYA,MARİA Allah resul eşlerini neden uyarsın ve akıl versin… neyse ne demek istediğimi inşallah burada anlatmıştırım…
Düşünen araştıran ilim tarih bilimsellikten toplum sosyolojisinden gidenler beni anlamıştır…
Ama size verdiğim bu bilgilendirmeden sonra inşallah ALEVİ İSLAM ANLAYIŞINA YAKIŞAÇAK daha toparlanmış bir izahatla tekrar bizi bilgilendirirsiniz..
Buraya zeyd ve Zeynep hakkındaki rivayetleri yazmak istemedim..
Kuranı kerimde ahzap süresinde bazı ayetleride idrak ederek sonuca inşallah dedelerimiz gider…
saygılarımla
Ahzap süresi:
30. Ey peygamber hanımları! Sizden kim açık bir hayâsızlık yaparsa, onun azabı iki katına çıkarılır. Bu, Allah`a göre kolaydır.
31. Sizden kim, Allah`a ve Resûlüne itaat eder ve yararlı iş yaparsa ona mükâfatını iki kat veririz. Ve ona (cennette) bol rızık hazırlamışızdır.
32. Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah`tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin.
33. Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah`a ve Resûlüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
34. Evlerinizde okunan Allah`ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.
35. Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah`ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
36. Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
37. (Resûlüm!) Hani Allah`ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah`tan kork! diyordun. Allah`ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah`tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah`ın emri yerine getirilmiştir.
38. Allah`ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber`e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah`ın âdeti böyle idi. Allah`ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
39. O peygamberler ki Allah`ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah`tan korkarlar ve O`ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.
40. Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah`ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
49. Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâhlayıp da, henüz zifafa girmeden onları boşarsanız, onları sayacağınız bir iddet süresince bekletme hakkınız yoktur. O halde onları (bir bağışla) memnun edin ve onları güzel bir şekilde serbest bırakın.
50. Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah`ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
51. Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. Boşadığın hanımlarından arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur. Böyle yapman onların mutlu olmalarına, üzülmemelerine ve hepsinin, senin verdiklerine razı olmalarına daha uygundur. Allah, kalplerinizde olanı bilir. Allah hakkıyle bilendir, halîmdir.
52. Bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen, elinin altında bulunan cariyeler hariç, güzellikleri hoşuna gitse bile, bunların yerine başka hanımlar alman sana helâl değildir. Allah her şeyi gözetler.
53. Ey iman edenler! Siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, Peygamber`in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber`i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber`in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah`ın Resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır.
54. Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de şüphe yok ki Allah, her şeyi gayet iyi bilmektedir.
55. Onlara (Peygamber`in hanımlarına), babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları (mümin kadınlar) ve ellerinin altında bulunan câriyelerinden dolayı bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Allah`tan korkun; şüphesiz Allah, her şeye şahittir.
56. Allah ve melekleri, Peygamber`e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.
57. Allah ve Resûlünü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lânet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır.
58. Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
60. Andolsun, iki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar (fuhuş düşüncesi taşıyanlar), şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.
adnan [08.06.2008 23:11:00] |
Ahzap suresiSevgili Adan bey, Ahzap suresi 33 veya diğer ayeti kerimelerde bahsi geçen konuları , zamanı , mekanı ve sosyal yaşantıyı bilmeden tefsir yapılmaması gerektiğini belirterek ayete geçelim
Zeyd , o dönemde köle pazarında satılmaktaydı. Fahri kainat Muhammed Mustafa (S.A.V) Zeyd `i satın alıyor.Köle olarak (evlatlık) eve getirip azad ediyor.Fakat Zeyd çok sevdiği H.z Muhammed `in hizmetine devam ediyor.Bu sırada Hz.Peygamber sevgisi ile kavrulan bir kadın da hizmet etmakteydi.Hz. Muhammed ikisinin evlenmesini istiyor ve evllendiriyor.Fakat zamane nifakçıları ve ehli-elbeyt düşmanları, Fahri Kainat Muhammed Mustafa sevgisini taşıyan hizmetkarın bu ilgisini yanlış değerlendirerek Peygamber Efendimizi güç duruma sokmak için iftira atıyorlar. Bu dedikodular yayılırken Zeyd ile karısı da geçimsizlikten dolayı ayrılınca kafirler daha çok yaygara çıkarttılar.Bu olaylara istinaden Hz. Muhammed çok sıkıntıya düştü. Yüce yaradan Peygamberini bunaltıdan kurtarmak için ahzap suresinin adı geçen ayetlerini nazil etmiştir.. saygılarımla
www.hubyarocagi.tr.gg
|
dedelerime ve mustafa cemil can kamile
Sayın karaca Ahmet dedelerimiz ve kamil erler
Bazı ayetleri açıklarsanız sevinirim biz aleviler bu ayetlere nasıl bakmalıyız.merak konusudur.. burada yayınlarsanız sevinirim.
33-AHZAB:
37 - Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah`ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah`tan kork" diyordun da nefsinde Allah`ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah`ın emri de yerine getirilmiştir.
ayrıca ahzab:50,53
ayrıca: ahzab. 59 - Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
adnan [26.05.2008 16:34:00] |
abdal musa töreniABDAL MUSA ZİYARETİ
Her yıl haziran ayı içerisinde, düzenlenen Abdal Musa Anma Törenleri bu yılda 22.06.2008 tarihinde Abdal Musa’daki Vakıf tarafından düzenlenmektedir. Bu Vakıf, bu yıl hepimizin de bildiği gibi AKP, Alevi açılımı adı altında Muharrem Ayında iftar yemeği vererek Alevileri ve cemevlerini görmezden gelenlere şov yaptırmak istediler. Alevi toplumundan gerekli tepkiyi ve cevabı aldılar. Onun için içimizdeki bu insanları tanıyınca bunlar şeriatçı faaliyetlerinden dolayı kapanma aşamasındaki AKP yöneticileri ile kol kola, Abdal Musa dergahımızda olacaklarından onların tertiplediği törenlere Kartal Cemevi Vakfı olarak katılmayacağız, ancak pirimizi inancımızın gereği olarak ziyaret edeceğiz.
Canlarımızı bu ziyarete götüreceğiz. Orada buluşup Cemimizi, ibadetimizi yapacağız. Kurbanlarımızı keseceğiz. Bizimle olmak ve gelmek isteyen Canlara duyurulur. 27.06.2008 tarihinde Kartal Cemevimizden Cuma akşamı saat:20:00 de hareket. 29.06.2008 Abdal Musa’dan dönüş olacaktır. Hak ziyaretlerimizi kabul etsin.
İRTİBAT TELEFON : 0216 387 15 75
488 75 08
Kartal Cemevi Vakfı
Genel Sekreteri
İsmail Saçlı
|
semahAŞK İLE...
KEREMLER SAHİBİ HAKKIN AŞKINA HAKK İÇİN BİR SEMAH EYLEYELİM MUHAMMED ALİNİN BİRLİĞİ MAHINA HAKK İÇİN BİR SEMAH EYLEYELİM KIRKLAR MUHAMMEDE DEM SUNDU HEPSİ SAKİ DEMLERLE MEST OLDU BİR DONA BÜRÜNÜP ŞEVKE GELDİ HAKK İÇİN BİR SEMAH EYLEYELİM.
ALLAH DEYİ ÇARKI PERVAZ TUTTUM MUHAMMED DEYİ MİRACA VARDIM ALİ DEYİ HÜ DEDİM AŞKLA COŞTUM HAKK İÇİN BİR SEMAH EYLEYELİM.
TURNALAR HAVADA SEMAH EYLER ERENLER CEMDE PERVAZ TUTAR EHL-İ SIR HER AN EVRENLE DÖNER HAKK İÇİN BİR SEMAH EYLEYELİM.
ZAKİRLER SAZININ TELLERİNE VURUR DEYİŞLER SÖYLENİR DARA DURULUR DÖNEREK AŞK ŞEVKLE YOK OLUNUR HAKK İÇİN BİR SEMAH EYLEYELİM...
OZANİ ÇARKA GİRİNCE HAVADA OLUR TURNALAR MİSALİ ALİYE KONUK OLUR CANLA TENLE HAKK-I DİDAR BİR OLUR HAKK İÇİN BİR SEMAH EYLEYELİM...
ozani [24.05.2008 18:50:00] |
Sultanım (Nefes)Gece düşümde kızıl gül
Veren sen miydin sultanım
Kokulardan kovana bal
Karan sen miydin sultanım
Elindeki aşk dolusu
Beni etti yar delisi
Yüreğimde bir yarısı
Duran sen miydin sultanım
Can bulunca ten dirildi
Herkese bir pay verildi
Ne övüldü ne yerildi
Gören sen miydin sultanım
Atlası var evren küçük
Deryası var damla büyük
Kuru çölde yüzer kayık
Süren sen miydin sultanım
Dört nesneden var eyledi
Aça - toka nar eyledi
Sevgisize dar eyledi
Kuran sen miydin sultanım
Kosani’yim evvel zaman
Dar-ı Mansur ikrar iman
Bir tohumdan sonsuz harman
Deren sen miydin sultanım
Antalya 24.05.2008
Aşık Kosani
|