Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

Alevilik Dersleri

Ali ve Oya'nın İstanbul'a gittiklerinin beşinci günü idi. Babası, onları anneleri ile birlikte dergahtaki cemevine götüreceğini söyledi. Dergaha geldiklerinde herke temiz giysilerini giymiş, dergahın bahçesinde cemin başlama saatini bekliyordu.

Cemevi kubbeli, yuvarlak bir yapı idi. Kadın, erkek ve çocuklar birlikte oturuyorlardı. Cemevinin duvarlarında başta Hz. Ali olmak üzere bazı isimler ve anlamlı sözler asılıydı.

Dede ile birlikte yanında bağlama çalan iki kişi daha geldi ve kapının tam karşısındaki herkesin görebileceği yüksek yere oturdular.

Kapı eşiğinde giren herkes yeri niyaz edip, geçip boş buldukları bir yere kadın, erkek, çocuk birlikte oturuyordu.









Dede, gelenlerin dualarını kabul edilmesi, niyetlerinin yerine gelmesi için dua okuyarak ibadeti başlattı. Duanın ardından bağlama ile birlikte nefesler söylenmeye başlandı. Bağlama ile çok nefesler okunuyordu. Zaman zaman çoğu anne baba ve teyzeler ağlıyordu. Cemin yarısında amca ve teyzeler ortadaki boş yere çıkıp ayakta biraz durduktan sonra yine bağlama eşliğinde semah döndüler.

Dede, cemde görev yapan abla ve abilere tek tek dualar okudu. Cemin sonunda dede tüm ceme katılanlara dua ederek cemi bitirdi.

Cem başlayınca dizlerimizin üstünde oturmuştuk. Zaman zaman da dedenin işareti ile yüzüstü yere eğilerek secde ediliyor. O sırada dede dua ediyor. Tüm cemdeki insanlar ise; "Allah, Allah" diye topluca duaya eşlik ediyorlardı.

Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git