Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

SORU 17: İslam Tarihi’nde Abbasiler Dönemi Hangi Dönemdir?

SORU 17:  İslam Tarihi’nde Abbasiler Dönemi Hangi Dönemdir?
CEVAP: Hz. Muhammed, ölümünden önce şöyle demişti: “Ey insanlar, sizin aranızda iki paha biçilmez şey bırakıyorum. Biri Allah’ın kitabı, diğeri Ehlibeytimdir.” Hz. Muhammed, Ehlibeyt’in kimlerden ibaret olduğu sorusuna da, “Ali’nin, Akiyl’in, Cafer’in ve Abbas’ın soyları” cevabını vermişti.
İşte İslam tarihine Abbasiler, Abbasoğulları diye geçenler bu Abbas’ın soyundan gelenlerdi. Yani Abbasiler Ehlibeyt soyundandı.
Ümeyyeoğullarının yani Emeviler’in Ali’ye ve taraflarına uygun gördükleri zulüm ve ihanete karşılık, Abbasoğulları, Ehlibeyt’in desteğiyle hilafet makamına geçti.
Emeviler’in zulmü sürüp giderken onlara karşı direnme ve özellikle Kerbela katliamının öcünü alma isteği de güçleniyordu. Horasan ülkesindeki başkaldırıya önderlik eden Eba-Müslim Horasani halktan Ehlibeyt adına biat almaya bile başlamıştı.
Emevilerin zulmüne 90 yıla yakın bir süredir dayanan halk akın akın Eba-Müslim’in açtığı Ehlibeyt sancağının arkasında toplanıyordu. İşte bu güç, Emevi hilafetini alt üst etti:Ehlibeyt, hakkı olan hilafeti nihayet elde etmişti.
Fakat, durum böyle devam edemedi. Hz. Muhammed’le amca çocuğu olan Abbas’ın soyundan gelen Abbasoğulları iktidara geçince, hilafeti Ehlibeyt adına almalarına rağmen kendilerine en büyük rakip olarak Ali evladını gördüler ve onlara zulme başladılar. Hatta bu zulüm, o kadar büyüdü ki, zaman zaman Emeviler’inkini bile gölgede bıraktı.
Başta Şia ve Meval-i Müslüman (köle Müslüman) denen Arap olmayan Müslüman çoğunluğun desteğiyle başarıya ulaşan Eba-Müslim, seffah ya da kan dökücü lakabıyla anılan ikinci Abbasi halifesi Ebu Cafer Mansur tarafından 457 (137) tarihinde katledildi.
Ehlibeyt adına, Ehlibeyt düşmanlarına karşı mücadele ederek hilafet makamını elde eden Abbasoğulları 2. Abbasi halifesi Mansur ile Ehlibeyt’e düşmanlık etmeye başladı. Bu zulümden Ehlibeyt dışındaki İslam bilginleri de nasibini aldı.
Abbasiler Ehlibeyt yanlılarına karşı kitle katliamlarına da giriştiler. Bir kısım Ehlibeyt diri diri toprağa gömülür, ateşe atılırken bir kısmı da yapılan binaların duvarlarında taş niyetine kullanılarak öldürüldü.
Abbasilerin bu dizginsiz zulmü, ancak, Moğol akınlarıyla yıkıldıklarında 1258 (656) sona erdi.
Şimdi de bu dönem boyunca hüküm süren Abbasi sultanlarına kısaca bir göz atalım.
Abbasi Halifesi Harun Reşid, 23 yıl hükümdar olarak kaldıktan sonra, 809 (hicri 193) yılında kırk dört yaşında öldü.
Harun Reşid devri, İslam Tarihi’nin, fen bilimleri, sanat ve edebiyat açısından en ileri devri olmasına rağmen, insan hakları bakımından da en karanlık devriydi.
Harun Reşid, tahtına oğlu Emin’i veliaht yapmış, sonra da öteki oğlu Memun’un hükümdar olmasını kararlaştırmıştı. Ülkeyi iki oğlu arasında bölmüş, doğu kısmını; merkezi Merv şehri olmak üzere Memun’a, batıyı merkezi Bağdat olmak üzere Emin’e vermişti.
Savaşı kazandığı takdirde hilafeti Ebu Talip soyuna (yani Ali soyuna) vereceğini ilan eden Memun, o sırada Ali soyundan Sekizinci İmam olan İmam Rıza’yı Merv şehrine çağırdı.
İmam Rıza bu teklifi kabul etmediyse de, Memun hiçbir gerekçeyi kabul etmeyerek ısrar etti. Bunun üzerine İmam Rıza, idari işlere karışmamak koşuluyla görevi kabul etti.
Memun, İmam Rıza’dan bayram namazını kıldırmasını istedi. Fakat bu davranışı kısa sürede ciddi bir soruna yol açtı.
Emeviler ve sonra da Abbasiler döneminde halifelerin toplu ibadete gidişleri çok şatafatlı olurdu. Birer güç gösterisi olan toplu ibadetler öncelerinde halife, altınlarla mücevherlerle süslü bineğine biner, en ihtişamlı giysilerini giyer, en pahalı ziynet eşyalarını takardı.
Memun’un, özel bineğini bu kez İmam Rıza’nın kapısına kölelerle gönderdi. Fakat, İmam bineğe binmedi. Çıplak ayakla elinde asasıyla “Allah, Allah” diye tekbir getirerek yürüdü. İmamı bu halde gören Memun’un adamları da bineklerinden indi. Ayakkabılarını çıkartarak İmam ve çevresindekiler gibi çıplak ayakla yürümeye başladılar.
İmam’ın bu şekilde mescide yürüyüşü kitleyi çok etkiledi. Öte yandan, tekbir getirerek yürüyen şehir halkı da Memun’un adamlarını korkutmuştu. Ne olacağını bilemedikleri için hükümdarlarına haber verdiler. Bunun üzerine Memun İmam’a derhal; “Size zahmet verdik, makamınıza dönünüz, bayram namazını da her vakit kıldıran kişi kıldırsın” diye haber yolladı. İmam bunun üzerine makamına döndü, halk da dağıldı.
Memun, İmam Rıza’yı kendine veliaht tayin ettikten sonra, kızı Ümmü Habibe’yi İmam’a, öbür kızı Ümmü Fazl’ı da oğlu Muhammed Taki’ye verdi.
Kardeşini öldürüp tahta tek başına geçen Memun İmam Rıza’yı önce veliaht yaptı, ardından da zehirletti.
Abbasiler, Haşimiler’dendi. Fakat en büyük rakipleri de gene Hamişiler’den Ali soyu idi. Emeviler’in yıkımı ile Ali soyunun kıyımı bitmemişti. Arap olmayan Müslümanlar, yani Şia’nın ezici çoğunluğu onlara bağlı idi.
Abbasiler’in herhangi bir mezhepten olduğu söylenemez. Bazen Ali ve Ehlibeyt’e yakın görünüyorlar, bazen de onların ileri gelenlerine her türlü kötülüğü yapıyorlardı. Hatta Şia’nın aleyhine bazı mezhepleri tutma yoluna bile gidiyorlardı. Cafer-i Sadık’a karşı Mansur, İmam Musa-i Kazım’a karşı Harun Reşid böyle davranmıştı. Memun ise yukarıda gördüğümüz gibi hepsinden farklı bir yol denemişti.
Abbasi halifesi Mu’temid on birinci İmam Hasan-ül Askeri’yi zehirleterek öldürdükten sonra Ali soyunu yok etmek için ailede hiçbir erkek çocuk bırakmamaya karar verdi ve bütün erkekleri öldürttü. Bu katliamdan hamile kadınlar bile kurtulamadı. Bu durumu Gölpınarlı’dan dinleyelim:
“Halifenin emriyle evdeki eşya toplanıp mühürlendi; odalar arandı; gönderilen ebeler, kadınları muayene ettiler; gebe sanılar bir cariye, hanımlarıyla beraber bir müddet hapsedildi; sonunda cariye’nin gebe olmadığı anlaşıldı ve oğulları Sahip’ül Emr bulunamadı.”
Bu aranan İmam, İslam tarihinde son imam olarak adı geçen, İmam Mehdi’ydi. Hatta İmam Mehdi’nin düşmanlarınca bulunmaması için ismi ile anılması bile yasaklanmıştır.
Kısaca özetlersek; Emevilerin hilafette kaldığı 87 yıl boyunca 14 halife yönetimde bulundu. Abbasiler ise, 750’den 1258 tarihine kadar hilafette kaldılar. Hz. Muhammed’in ölümünden yaklaşık 132 yıl sonra hilafet Abbasoğullarına geçmişti. Onlardan da toplam 37 halife hilafet makamına çıktı.
Son Abbasi halifesi Elmustasim Billah zamanında Moğol Hanı Cengiz’in torunu Hülagu Han Bağdat’ı zaptetti. Halifeyi bir çuvala koydu ve süvarilerinin ayakları altında ezdirerek öldürttü. Böylece Abbasi devri sona erdi.
Abbasi Halifeleri; Irak-Bağdat ile Kahire olmak üzere iki dönemde incelenir. Bağdat’taki, hilafete Moğollar Mısır’daki hilafete ise Osmanlılar son verir.

Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git