Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

Aşiretlerin Başka yerlere sürgün edilmek istenmesi

ŞEYH HASANLI

 

ŞEYH HASANLI, DERSİMLİ, GÜVENLİ, HARANLU,

KUVANLI, ZİNGANLI, DÜÇEKLİ, AŞİRETLERİN

BAŞKA YERLERE SÜRGÜN EDİLMEK İSTENMESİ

 

Yazı:

Evasıt-ı (10-20) Ramazan 1194 (Ağustos 1780) yılı, Padişah 1. Abdülhamid dönemi, Sadrâzam: (Kara Vezir) Seyyid Mehmet Paşa’dır. O yıllar, bir süre kapatılan İbrahim Müteferrika matbaası yeniden açıldı, küçük sanayinin gelişmesini teşvik etti.

Kimden:

Gümüşhane, Kurucan, Kuruçay, Kemah, Gercas, Çemişgezek, Eğin (Kemaliye), Erzincan ve Tercan ilçeleri yoksul ahaliden

Kime:

Divân-ı Humâyun’a dilekçe

Konu:

Gümüşhane, Kuruçay, Kuruçay, Kemah, Çemişgezek, Eğin Erzincan ve Tercan ilçeleri ahalisi Divân-ıHümâyûn’a sundukları üç dilekçelerinde: Şeyh Hasanlı, Dersimli, Güvenli, Haranlı, Kuvanlı, Zirkanlı ve Düçekli aşiretlerinin yöre ahalisine sürekli saldırarak can, mal, namus güvenliklerinin kalmadığı, bu yüzden ahali başka yerlere göçetmeye başladıklarından Devlet Ma’denine gereği gibi hizmet veremedikleri, güvenli çalışamadıkları için yukarıda sözü edilen aşiretlerin buralardan başka yerlere sürgün edilmesi istenmekdir.

1. DİLEKÇENİN ÇEVİRİSİ:

Şevketlü Azametlü Kudretlü Kerametlü Zıllullah halifeRasûl-i Ekrem vâris-i saltanat-ı Ahmedî Hâmi-i şeriat-i Muhammedî kahramân-ı zaman-ı Feridun alem-i atâr ve kalem eyliyâü-n-niam ü-l- âlem pad-şâhî rûy-ı zemîn halledallahi hilâfetühü Hazretlerinin mübarek vücud-ı hümâyûnları hatây-ı arz u semâviyeden âmin masun ve mahfûz eyliye âmin bi-hurmeti Tâ Hâ ve Yâsîn atebe-i gerdhun mertebelerin (Allahın gölgesi, Muhammed’in varisi kaymakamı, şeriatın koruyucusu, zamanın kahramanı Feridun’u,Allah halifeliğini devam ettirsin, O’nu yer ve gök hatasından korusun! Amin)

Arz-ıhâl-i ahali fukara kulları ERZURUM eyâletinde vâki’ GÜMÜŞHANE ve KURUCAN ve KURUÇAY ve KEMAH ve GERCANİS ve CEMİŞGEZEK ve EĞİN ve ERZİNCAN ahali-i fukaralarıdır ki, kazalarımız öteden berû maâdan-i hümâyuna mezbut ve mü’tâd-ı kadîm viregeldiğimiz kütük (odun) ve kömür makulesi kazalarımızdan hâsıl olub her vechile himâye ve siyanet ve mezâlim ve teasdiyatdan (baskı ve düşmanlıktan koruma) zaman-ı adâlat-i pad-şâhanelerinde vikaye (esirgeme) ve hıfz olınmamız matlûb-ı hazret-i cihân-dâri (biz padişahın korumasını istiyoruz) iken ERZURUM eyaleti dahilinde DÜCİK ve OVACIK ve ta’bir olunur nâm mahallerde ŞEYH HASANLI ve DERSİMLİ ve GÜVANLÜ şöhretiyle meşhûr EŞKİYALAR müddet-i senede berû kazalarımıza tasallut ve katl-i nüfus (insan öldürme) ve hetk-i a’râz (namus kirletme) ve tahrib-i vilâyit ve îsâl-i hasaret ve yine taife-i mezbûrdan (yukarıda adı geçenler) KOÇGİRİve KERNE ve ŞADİLİ ve GÜREŞLİ ve BENAMLI ve BAZGELÜ ve sairleri dahi derkenarda münderic kimesnelerin celb ve iğvâ’larıyle (baştan çıkaran) leyl ü nehar (gece gündüz) kazamıza îsâl-i zarar ve şerlerinden masken ve me’vâlarımıza (yurt) rahat ve emniyetlerimiz meslûb (kalmadı) ve ikametden âciz ziraat ve hirâset (çiftçilik) fâriğ ve nice hanedân ve ehl-i ırz kullarının ırz namuslarımızı hetk ve ma’den-i hümâyûna merbût olan kütük ve kömürü virmekle iktidarlarımız kalmayub haife-i mazarrat-ı eşkiyalarının yevmen fe yevmen (günden güne) şekavetleri müzdâd (hırsızlıkları çoğaldı) ve tâb u takatımız kalmadığından nâşi bundan akdem taife-i mazarrat eşkiyaları bi-eyyi vech-i kân (mutlaka) darben ve katlen (döğerek öldürerek) ol havalilerden tard ve tebîd (kovarak uzaklaştırma) ve mahall-i hahire iskânlarîçün (başka yere yerleştirmek) dergâh muallâ kapucıbaşılarından İBRAHİM BEĞ ve EL-HÂCHALİLAĞAkulları mübâşir ta’yin ve ekîden (tekrar) emr,i âlî sâdır ve ma’den ümenâlarına (eminleri) ve diğer arz-ı halin derkenarında mestûr kadıları ve beğler ve işerlerine dahi başka emr-i âlî sâdır olınmış iken bi-hikmetillahü tealâ (Allahın hikmeti) infâz mümkin olmayub bi-asbi-l-iktizâ (gerektiği için) mübâşirân-ı mûmâ ileybümalar dahi Deraliyye’ye (İstanbul) avdet idüb bu takdirce tâife-i mezbûrler (Şeyh Hasanlılar, Dersimliler vb.) ziyade ferce bulub (fırsat) mâl-ı emlhak ve ırz-ı namusumuz kalmayub bu vedi’atüllahi sübhân (Allahın emaneti) fukara kullarının evlâdı ıyâllerimiz yedlerinde esir kalub mukaddemâ (önceleri) bu husûsa ta’yî kılınan dergâh-ı âlî kapucıbaşılarından el-hâc HALİLAĞA kulları olhavalilerin keyfiyyet hâlini ittılâ’ (tanıma) ve kâr-güzâr (becerikli) ve zahire-i askerî idareye kadir ve herhalde tâife-i mezbûrın haklarında gelmesi me’mûl fukara olmağla bu def’a dahi adâlet-i pâd-şâhânelerinden istimdâd ve istirhâm birle (yardım ve merhamet dileyerek) mübarek kamer-tâba (ay ışığı) arz-ıhâle cesâret kılındı merâhim-i mülük-ânelerinden mercûdır ki, (merhametli padişahtan dileğimiz) işbu diğer arz-ı halde derkenar olınan mufassal emr-i âlînin kaydına bir lâhza manzur-ı hümâyûn (padişahın göz atması) buyurılub min evvel ilâhire (baştan sona kadar) ma’lum-ı pâdı-şâhâneleri buyurıldıkda hâl-i pür-melâlimize (derdle doluw) ve evlhad-ı ıyallerimize ırzlarına ve gözyaşlarına merhameten ve hazret-i rızây,ı cenâb-ı kibriyâ ve ruh-ı rasulüllah ve mübarek ser-hümâyunlarîçün (padişahın başı için) olsun zikr-i murûr (adı geçen ilden HALİLAĞA kulları ta’yin buyurılub mukaddem (önce) sadır olan emrâlînin icrâsı ve infâz birle (uygulanarak) derkenâr mucibince müceddede (yeniden) emr-i âlî inâyet e ihsân ve taife-i mezbhur (Şeyh Hasanlılar Dersimliler, Güvenliler vb.) memleketimizden ihrac ve tebîd (kovup uzaklaştırma) ve ahir mahalleye iskân (başka yere yerleştirme) ve emn ve rahatlarımıza (güvenlik ve âsâyis) ve duây-ı hayriyelerimize (hayırlı duâlar) müsâade-i hümâyûn buyurılmak babında emr-i hümâyûn Şevketlü Mehabetlü Azametlü Kudretlü Kerâmetlü Pâd-şâh-ı Alem-penah (cihanın sığınağı) Hazretlerinindir.

 

BENDEGÂN-I

Gümüşhane veKurucan ve Kuruçay ve Kemah ve Cemişgezek ve Eğin (Kemaliye) ve Erzincan ve Tercan kazâlarının fukara ahalisi

 

2. DİLEKÇENİN ÇEVİRİSİ:

Şevketlü Azametlü Mehabetlü Kudretlü Kerâmetlü Halîfe-i zıllüllah-i (Allahın gölgesi Halife)Rusûl-ı Ekrem-i Kaim-makam (Peygamberin yerini tutan)Ebu Bekir Ömer ve Osman ve Haydar (Hazret-i Ali) ve Hilâfet-i Uzmâ (Büyük halifelerin yerini tutan)Pâd-şâhı türabâ Evliyâi-n-niammü-l-âlem Hazretlerinin Mübarek ve Şerîf vücud-ı Hümâyûn-ı zât-ı âlî ve milk-i simâtların (nişanlar) ekdâr-ı dehrden (dünya kederleri) ârî ve esvâr-ı rüzgâri meddü-d-dühûrü-l- a’vâm (yıllarca sürme) vefk-ı murâd-ı pâd-şâhâne üzere câri (padişahın isteğine uygun) ve zıllı-ı merhamet-i mülük-ânelerin (padişahın acıyarak sahip çıkması) kâffe-i enâm (tüm iyilikler) bu zuafha ve fukara kulları üzerinden dûr ve zâil (uzak ve sona ermesin) eylemiye ÂMÎN becâh-ı nebiyyü-l-Emîn.

Arz-ı hâl kulları CEMİŞGEZEK ve ERZİNCAN ve KEMAH ve KURUÇAY ve KUZICANve GERCANİS ve EĞiN (Kemaliye) ve sâir kazâyâ (ilçeler) ahali ve kulları olub ERZURUMsancağı dahilinde DİYARBEKİRkazâları dahilinde vâki’ DÜÇİKEkrâd (Kürtler) eşkiyasının ekseri OVACIK nâm mahalde sâkin (yaşayan) DERSİMLÜ ve HARANLU ve KUVANLU ve sâir aşiret-i birkaç seneden berû kazâlarımıza musallat ve alenen hanelerimizi basu emval ve eşya ve havanâtlarımızı nehb ü garet (çapulculuk yağmacılık) ıyâl ve evladlarımız yedlerinde esir misillü giriftar ve zülm-i teaddilerinin nihaletsiz (baskı ve düşmanlıklarının sonu yok) kazâ ve kurâlarımızda (köylerde) ziraat ve harâset (çiftçilik) idemeyüb ve ma’den-i hümâyûn (devlet ma’deni) hidmetinin edâsına dahi iktidârımız kalmayub herbirlerimiz dağılub ve parakende ve perişan olmamız muhakkak geçen sene ma’den-i hümâyun ümenası (eminler) arzları (raporları) ve kuzâyânin (kadıların)i’lâmlarıyle tasalutlarından halâs ve zülm ve teaddileri (kötülükleri) men’ü ref’ içün (önü alınması) şikâyet iderek Deraliyye’ye (İstanbul) gelerek arzıhâl istirhâm oldıkda halimize merhameten Fermân-ı âlî dergâhı, âlî kapucıbaşılarından HALİL AĞA ve İBRAHİM AĞA BEĞ kulları ta’yin ve bir seneden berû icrâsı mümkin olmayub mûmâ ileyhümâ li-maslahatin (bir görevle) Deraliyye’ye (İstanbul) avdet (dönerek) ve öylece hâli üzere kaldığından eşkiyay-ı mezbûrûn dahi ziyade ruhsat ve ferce (fırsat bulub zülm ve şekavetleri yevmen fe yevmen (günden güne) efgan ve tuğyanları galib (azgınlıkları üstün gelme) ve ahvâl-i fukara diğer gûn (çok acıklı) ve perişanü-l-hâl ve üzerlerimizden şerr ve mazarratları zarar ziyanları) men’ ve def’ olınması içün merhamet-i pâd-şâh-ı mülük-anelerinden mütezarrı’dır ki, (alçalarak yalvarma) şakıyûn-ı mezkûrûn (yukarıda sözü edilen eşkiya) tasallut ve zülm-i teaddilerin ıyâl evladlarımızdan dûr ve mehcûr (uzak kalması) kalub rızâüllahü teâlâ fukara ve zuafâ kullarına bu gûne zülm (bu çeşit baskı) oldığına rızây-ı hümâyûnın (padişahın razılığı) olmayub rahmen lilnukul (anlatılanlara acıyarak) matlub-ı fukara olan mûmâ ileyh kapucıbaşı HALİL AĞAkulları ol havaliden oldığı takribiyle madde-i mezkûre vâkıf ve me’muriyyete sâlih (uygun yararlı) oldığı ma’lhum-ı hümâyunları buyuruldukda mûma ileyhi me’mur kılmağla eşkiyây-iu mezkûrın şerr ve mazarratları üzerimizden men’ ve def’ olınur ve icrhası bâbında herne veck ile irâde-i şâh-haneleri tealluk iderse ol bâbda emr u fermân-ı hümâyun inâyet-makrûn Şevketlü Azametlü Mehabetlü Kudretlü Kerametlü Pâd-şâh-ı âlem-penah Efendimiz hazretlerinindir.

 

BENDEGÂN-I

Kazâyâ-i (ilçeler) ahali-i fukarası

 

3. DİLEKÇENİN ÇEVİRİSİ:

Devletlü İnayetlü Merhametlü SULTANIM Hazretleri sağ olsun

Bu kulları EĞİN(Kemaliye) ve ÇEMİŞGEZEK ve KEMAH ve yedi kazâ ahali-i fukara kullarıdır ki, çevremizde olan OVACIK ve tevâbiinde olan EKRÂD-ISÂRİKA’larının şerrinden beher gün hayvanatımızı sârika (çalan) ve kendilerimizin düşman-ı bî- dîn (dinsiz düşman gibi) helâkimize kasd eylediklerinden bir türlü emniyet ve rahatımız olmadığından bu fukara kulları halimizi Devlet-i Aliyye’ye (Osmanlı Devleti) arz-ı hâl eylediğimizde haklarında emr-i âlîler (ferman) ısdâr ve taraf-ı devletden adam ta’yîn olınub ancak hüsn-i nizâm ve rabıta (çeki düzen) virilmeyüb hâli üzere kalmağla merâhim-i aliyyelerinde mercûdır (siz acıyıcı yüce kattan dilenen) bu makule Ekrâd-ı sârikaların şerr ve mazarratların üzerimizden def’ve ref’ buyurılub ilâhiri-l-ömr devam-ı devletlerinde duâda lomak bâbında Fermân Devletlü İnâyetlü Merhametlü Sultanım Hazretlerinindir.

BENDEGÂN-I: Ahali-i Kazâ-i Mezburân (adı geçen ilçeler) ahalileri

 

EMİR VİRİLMİŞ MİDİR?

VİRİLEN FERMÂN DERKENÂRHÜKÜM

Hâlâ Erzurum Valisi Sadr-ı Esbâk Vezirim İzzet Mehmed Paşa’ya ve bu husûsa akdemce me’mur olub ol tarafda olan dergâh-ı muallâm Kapucıbaşılarından Halil ve İbrahim dâme mecduhumâ (ululukları artsın)HÜKÜMKİ

Dergâh-ı muallâm kapucıbaşılarından GÜMÜŞHANEEmini Seyyid Hâfız Mehmed dâme mecduhû ve hâlâ KEBANMA’DENİEmini Mehmed Emin Zîde mecduhû ve GÜMÜŞHANE ve KURUÇAY (İliç) Kadıları ve KUZIÇAY ve KEMAH ve GERCANİS ve CEMİŞGEZEK ve EĞİN(Kemaliye) ve ERZİNCAN ve TERCANkazâları ahalileri tarafından Deraliyyem’e (İstanbul) mukaddema ba’s ve tesyâr (yollanan) olan arz ve i’lâm ve arz-ıhalleri mefhûmından mârü-z-zikr kazâlar ma’den-i hümâyûnıma mazbût ve lâzım zarûrete-i ma’denden olan kütük ve kömür makulesi bunlar dahi hâsıl olub her vechile himâyet ve sıyânetleri (esirgeme) ve mezâlim ve teaddiden (baskı ve düşmanlık) vikayeleri (koruma) olmak metâlib-i hüsrev-aânem (padişahın isteği) oldığı ve zaman-ı adâlet-iktirân-ı pâd-şâhanemde olan fukara ve zuafaya ve ale-l, husus bu gûne hidmet-i mîriye ile meşgul sekene-i bilâda (yöre insanlarına) gadr ve hasâr (haksızlık, zarar ziyan) vuku’una bir dürlü rızây-ı hüsrev-ânem olmağın ERZURUMeyaleti dahilinde DÜÇİKve OVACIK ta’bîr olunur mahalde sâkin (yaşayan) ŞEYH HASANLU ve DERSİMLÜ, GÜVENLÜ şöhretiyle meşhur olan Ekrâd-ı şekâvet nihâd ez-kadîm (eskiden beri) fesâd-ı tabiat ve kemal-i melanet (fesat huylu, tam mel’un) me’lûf (huy edinmişler) yıllardan berû tasallut (saldırı) ve katl-i nüfus (insan öldürme) ve gasb-i emval (soygunculuk) ve hetk-i a’râz (hamus kirletme) misillü fazâyıha (edepsizlik ibtidâr (girişme) itmeleriyle haklarından gelinmek mümkin almadığı bunlardan KOÇGİRİve GERNE ve GÜRÜN ve ŞADANLU ve GÜREŞLİ ve BENAMLI ve ZİRGANLU ve ÇAKULU ismiyle mersum (müslümün olmayanlar için merkum -adı geçmiş anlamına kullanılırdı, oysa sözü edilenler müslümündır) Ekrâd eşkiyası dahi balâda mestûr (yukarıda adları yazılı) derebeğlerinin celb ve iğvâlarıyle (kendine çekip baştan çıkarma) beşer onar yirmişer otuzar hâne oldukları halde sakin oldukları yerlerden hareket KURUÇAY (İliç) ve KEMAH ve GERCANİSkasabaları dağlarını fuzûli zabt ve KURUÇAY kurbunda (yakınında) ÖZİKDAĞI etrafında sakin DERSİMLÜ ve BAZİLER ve BEKTAŞLAR KEMAH ve ERZİNCANBOĞAZ ve TERCANcivarında SARIKAYA nâm mevki’de tavattun (yerleşme) ve mezbhur Ekrâd birbirleriyle ittihâd (birleşerek) söz edilen kaza ahalisine zarar ziyan ve ahali işlerini yapamaz hale geldiği bu yüzden birçokları başka yerlere göçtükleri kalanlar da madene kütük ve kömür veremeyecek halde kaldıkları bu saldırı karşısında evlerini sabaha kadar bekleyecek sekban tedarik ettikleri bu saldırılar önlemek için MUŞ Mütesselimi (kaymakam) ALAEDDİN ve KIĞI Beği KAHRAMAN ve PALU ve ÇEMİŞGEZEK ve ÇARSANCAK (Akpazar) ve EĞİN ve KARAHİSAR (Şebinkarahisar) ve KOYULHİSAR ve KUZICAN ve KEMAH(Kemaliye) ve GERCANİS ve ERZİNCAN ve TERCAN ve KURUÇAY ve GELGİR sancakları kazalarının ümerâ ve voyvoda ve serdar ve a’yan ve işerleri birleşerek bunların haklarından gelinmesi içün KUZİÇAY ve KEMAH ve GERCANİS derunlarında bulunan Ekrâd ile KEMAH ve ERZİNCANBOĞAZI’nda ve SARIKAYA’da oturan Kürtler hulûl-ı bahara dek (bahar gelinceye kadar) etraflarını ihâta (kuşatma) yukarıda adları yazılı ŞEYH HASANLU ve DERSİMLÜ ve GÜVENLÜ ve sâir mahallerdeki Ekrâd-ı Şekavet mu’tâdın dahi bi-mennihi teâlâ (Allahın iyiliğiyle) evvel bahar (İlkbaharda bu yerlerden kaldırılmaları ve başka yerelere iskan edilmeleri ümmet-i Muhammet üzerinden baskı zarar ve ziyanları giderilmeli başka yerlere iskân edilecekler yüce emre itaat etmeyip gitmek istemezlerse bi gibileri yakalayıp zincire vurup gereken cezanın verilmesini fermânım olduğu vechile bi-eyyi hâl (mutlaka) tanzimi ehass (başlıca) metalib-i hüsrev-ânem (padişahın isteği olduğu) cihetten Ekrad-ı mezbhurenin bi-eyyi hâl (mutlaka) havali-i merkumede def’ü tard (kovup uzaklaştırma) ve mahall-i ahireye (başka yere) iskânlarını Ma’den Emini, Çarsancak voyvodası ve başka yetkililer siz yapacaksınız, sakın bu işleri yaparken tenbellik baştan savma gibi hallerden sakıncalı bu emr-i şerîf fî Evasıt-ı (10-20) Ramazan 1194 (Ağustos 1780) yazılınca.

Belge:

BOA – Cevdet Dahiliye, No 5657, 3 adet belge


Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git