“Cudi’li Rakel’in Masalı” Adlı Yazıdan
Yapılacak Çıkarsama
CUDİCUDİ’Lİ RAKEL’İN MASALI’NDAN
YAPILACAK ÇIKARSAMA
1. Dünya Savaşı yıllarında yani 1915’li yıllarda “tehcir” sırasında bir Ermeni aile kaçmış Cudi Dağı’na sığınmış. Bu Ermeni aşiret Cizre’nin en büyük Ermeni aşireti sayılan Vartolar Aşireti’dir. 25 yıl hiç kimseye görünmeden Cudi Dağı’nda saklanıyorlar. Tehcir bitiyor. 1. Dünya Savaşı bitiyor. Türkiye Cumhuriyeti kuruluyor. Hatta Mustafa Kemal de vefat ediyor. 1915’e 25 yıl eklersek 1940 oluyor.
1940’lı yıllarda ovaya Cizre’ye iniyorlar. Aşiretin topraklarına Kürt aşiretleri el koymuş. “Ermeni aşiretin dili artık Kürtçe. Tek kelime Ermenice dahi bilmiyor, dualarını bile Kürtçe ediyorlardı. Patrikhaneyi hiç duymamışlardı. Hatta Türkiye topraklarında başka Ermeni var mı, onu da bilmiyorlardı.”
“Kürtçe konuşuyorlar, ama Kürtler’den de farklı olduklarını biliyorlardı.”
“Bütün çocuklarının isimlerini kutsal kitaplardan ya da Kürt adlarından seçmişlerdi.”
İstanbul’a geldiklerinde ise; “Aşiret çocukları aralarında Kürtçe konuşuyordu.” “Kürtçe konuşan, Ermeni kimliğini yeni öğrenen” bir topluluk.
Cudi’li Rakel’in Masalı’nı Rıdvan Akar 30.12.1999 tarihinde Aktüel dergisinde yayınlamış. Yaklaşık 2 yıldır internette bu yazının ziyaret etmediği Kürt ve Zaza sitesi kalmamıştır. Rakel’in Masalı hüzünlü bir masal, duygulanmamak mümkün değil.
Demek bu coğrafyada böyle olaylar oluyor. Hem de 25 yıl gibi bir zaman diliminde bu değişim gerçekleşebiliyor.
Peki Ermeni Rakel veya Ermeni Vartolar aşireti 25 yılda Kürtleşebiliyor ise, üstelik 1520’li yıllarda Osmanlı zulmünden kaçan Alevi Türkmenler 1900’lere geldiğimizde yani 400 yıl sonra yaklaşık 5-6 nesil sonra Osmanlı’nın zulmü sonucu dağlara sığınmış, Kürtleşmişlerdir dendiğinde Cudi’li Rakel’in Masalı’na hüzünlenenler neden hop oturup, hop kalkar. Bunu anlamak olanaksızdır.
Türkmen ‘Safevi Devleti’ni haritadan silmek için hazırlanan Osmanlı Ordusu’nun 40 bin Alevi Türkmeni çoluk çocuk demeden kırıp, geri kalanı da dağ başlarına, kuş uçmaz kervan geçmez derelere, tepelere saklatan güç “Ermeni tehciri”ni yapanlardan daha mı hoşgörülüydü.
O zaman 25 yılda Cudi Dağı’na sığınan bir Ermeni aşireti Kürtleşiyor. Ama 400 yıl boyunca bitip tükenmeyen Osmanlı tehciri yaşayan Alevi Türkmenlerin canlarını kurtarmak için sığındığı Kürt dağlarında Kürtleşmediğini savunmak kötü niyet değilse miyopluktur. İki olaya farklı bakmak ise çifte standarttlıktır. Cudi’li Rakel’in Masalı’ndan doğru çıkarılması gereken ders budur. 25 yılda hem de 1915’lerde bir Ermeni aşiret Kürtleşiyorsa, iletişim imkanlarının v.s. daha geri olduğu 1520’lerde aynı yöreye canını kurtarmak için sığınan Alevi Türkmen aşiretlerinin 400 yılda Kürtleşmemesi mümkün değildir.
1915-1940 yılları arasında yani Cumhuriyet döneminde böyle bir olay gerçekleşiyor. Ama Osmanlı Dönemi’nde gerçekleşemez diye düşünülüyorsa o zaman bazı özelliklerini öğrenmek için Osmanlı’ya bir göz atalım.