Hcansa’ya -Canbek
HcansayaHcansaya
hcansa tarafından gönderilen,
Cemal Şener’e cevap başlıklı mesaja yanıt olarak
Canbek tarafından, 19 Kasım 2000 TSI: 11:15:16 itibarıyla gönderilen mesaj:
Bu mesaj 12 kez okunmuştur.
Hcansa merhabalar,
Sana daha detaylı yazmayı düşünüyordum; ancak yazını okuyunca bir şeyler söyleme luzumu hissettim.
Prof. İzzettin Doğan’ın Canbek aşiretinden olduğunu, yetmişli yılların başında hukukta okuyan ve çok samimi arkadaşım ve hemşerim Risvanlı bir arkadaştan öğrendim.
Sınıf arkadaşı Tevfik Doğan isimli Malatya’lı Alevi birinin kendisine Canbek olduğunu söylediğini, bana gülerek anlattı. Hatta “O dedi, aslınız Kızılbaş mı yoksa?”
Daha sonra Tevfik’le beni, kaldıkları Aksaray’daki Eskişehir öğrenci yurdunda tanıştırdı.
Tevfik Canbek aşiretinden olduğunu, dede vs. kısaca anlattı.
Dikkatimi çeken, Tevfik’in şivesinin, tıpatıp bizimkilerle aynı olduğuydu.
Halbuki hemşehrim, Risvanlının şivesi, şu anda hala anlayamadığım güneylilerin (Diyarbakır, Mardin, Hakkari) ile aynıydı.
Avustralya’nın Melbourne kentinde bir müddet ikamet etmiş ve Sivas Kangal’lı bir kapı komşum,daha sonra da ahbabım olmuştu.
O da Alevi ve ilginçtir Canbek aşiretinden!
Unuttuğu Kurmanci, aynen bizim şive ve O da İzzettin Doğan’ın Canbek olduğunu, kızgınlıkla dile getirmişti.
Nisbeten ağzı laf yapıp Karacaahmet Alevi toplumunun da farkında olan kayınbabası da, büyük bir gururla İzzettin Doğan’ın Canbekliğini ve dedeliğini vurgulamıştı.
Bizimkilerin şivesi, Çorum, Sivas, Dersim hala kaldıysa Malatya, Elazığ, Maraş, Kayseri, Bingöl Kiğı, Erzurum’un bazı yöreleri ile şaşılacak biçimde Kars Kürdlerinde görülüyor.
Şaşılacak biçimde diyorum, çünkü diğer yörelerde şivesi tutanların hepsi Alevidir.
Halbuki yanyana olduğumuz Risvanlı, Mikailon ve Terkanlıların şivesi birbirini tutuyor ve şu anda Medya TV tarafından -hiç izlemedim- ilan edilmiş “resmi şive”nin aynısıdır.
Bir de “Sıxbizinilar var; onların dili ise Zazaki, kurmanci farklılığı gibidir, değişiktir. Detaylı fikrim yok!
Onlar da kendilerini Kürd kabul ederler...
Konuştuklarım, bizim Harput’tan geldiğimizi söylerlerdi.
Bir başkası ise, kendince araştırmaları sonucu Malatya Pötürge’yi iddia ediyordu.
Sana kalsa, beni de Zaza yapacaksın.
Soy, sop ve inanca ilişkin grur duyabileceğim tek şey, Zaza olmak olurdu.
Çünkü, şu ana kadarki Kürd ulusallaşma sürecindeki hesaba katılan isyan ve direnişlerin en önemlileri Zaza önderliğinde olduğu gibi, 1984 atılımı da büyük ölçüde Zazadır.
Şu anda bazı arkadaşlar kızacak ama, ben daha düne kadar Öcalan’ı da Zaza biliyordum.
Ama senin de belirttiğin gibi, asimilasyon sonucu dilimiz zazakiden, kurmanciye dönmüş olabilir.
Alevilik hakkında söylediklerinde, mantığıma uygun şeyler yok değil.
Fakat, sen Aleviliği genel olarak Zazalıkla adeta eşdeğer tutar gibisin.
Eh, milliyetçiliğin bu tür iddiaları her zaman olacaktır!
Doğruluğu da beni üzmez, şahsen.
Kesinlikle inanıyorum.
Farsların Şii oluşları, bu kanaatimi pekiştiriyor.
Kürdler, İslamiyete Alevilikle girmişlerdir.
Aslında, Kerbela’nın sonuçlarının ve Ali-Husyn taraftarlığının İslamiyetle ne kadar benzeştiği de ayrı bir muammadır.
Ancak, Kürd aşiretlerinin -bazı Ermeni, Asuri, Yahudiler haricinde- tamamına yakını Müslüman olan ikinci halk olduğu biliniyor.
Kerbela’dan sonra, sağ kalanların kuzeye, şimdiki Kürdistana gidip misyonerlik görevinde bulunduklarını, İslamiyeti Kürdlere kendi bildikleri doğrultuda yaydıklarını düşünüyorum.
O zamanlar, küçük yahudi halk toplulukları dışında, tüm Asur ve Ermeniler hristiyandır.
Kürd aşiretleri, hristiyan olmamak için -belki de resmi ideolojiye karşı çıkmaktır bu- Romalılar ve yerli dindaşları Asur ve Ermenilerle kıyasıya kavga ediyorlardı.
İslamiyete yahut onun Huseyni tefsiri olup tamamen farklı bir din ve kültür olan Aleviliğe geçişleri de bundan ötürüdür.
Şüphesiz bu iddialarım, Kürd aşiretlerinin aynı tepkiyi, Şafiiliği seçerek de verebileceklerini gzö önüne alıyor.
Ancak, Kerbela vakiası zamanında İmamı Şafii ya da İmamı Hanefinin esamesi okunmuyordu.
Bu günlük bu kadar
Selamlar.