Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

MARAŞ KATLİAMI

descrKahramanmaraş`ta 21-25 Aralık 1978 tarihleri arasında meydana gelen olaylarda resmi açıklamalara göre 111 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştı.
21 Aralık günü iki öğretmeni öldüren şeriatçı faşistler, öğretmenlerin cenaze törenine de `Komünistlerin ve Alevilerin cenaze namazı kılınmaz` çığlıkları ile saldırdılar.
Cenaze törenine katılanlara taş ve sopalarla saldıran şeriatçı faşistler daha sonra çarşıya doğru yürüyüşe geçerek CHP`li ve Alevi yurttaşlara ait işyerlerini tahrip ettiler.
22 Aralık sabahı erken saatlerde kentin çeşitli yerlerinde toplanan şeriatçı faşistler `Müslüman Türkiye` sloganlarıyla yürüyüşe geçtiler. Av tüfeğive malzemeleri satan dükkanların kapılarını kırarak silahlanan güruh, ellerindeki dinamit ve uzun menzilli silahlarla Aleviler`in işyerlerini yakmaya başladılar. Öğle saatlerinde olaylar tüm kente yayıldı. Olaylar tam bir isyan durumuna gelmiş, kentin her yanından ateşler yükseliyordu. Evlerini terk eden bazı yurttaşlar Valilik Binası`na sığınmıştı. Vali de eşi ve çocuğu ile Vilayet Binası`na sığınmıştı.
Aleviler`in yoğun olarak oturduğu mahallelere uzun menzilli silahlarla saldıran şeriatçı faşistler `Maraş Alevilere Mezar Olacak` çığlıkları ile evleri ateşe verip, katliama giriştiler. Kadınlara, kızlara tecavüz eden ırz düşmanı şeriatçı faşistler hamile kadınlarla kundaktaki bebekleri bile katletmişlerdi.

* * *

Olayların üzerinden 23 yıl geçti. Şimdi bu olayların altında yatan nedenlere bakalım.
Maraş`ın ekonomisine egemen olan Sünni işadamları, Alevi işadamlarını kendilerine tehdit olarak görüyorlardı. Katliam sırasında bu işadamlarının bir bölümü şeriatçı faşist saldırganlarla iş birliği yaptılar.
Aydınlık Gazetesi`nin 12.01.1979 tarihli sayısında şu bilgiler verimektedir:
`Kahramanmaraş katliamı, EDEM YAĞ FABRİKASI toplantısında kararlaştırıldı.
Katliamdan 15 gün öncesine rastlayan toplantıya, Edem ortağı Faruk Arıkan, abisi Hacı Osman Arıkan, Fabrikatör ve Hacı Çiftliği`nin sahibi Muammer Pakdil, kardeşi Cahit Pakdil, Pişkinler İplik Fabrikası sahibi Abdurrahman Pişkin, Çırçır ve Prese Fabrikatörü Sıddık Akdişli, Tanrıverdi Çırçır Fabrikası sahiplerinden Zekeriya Kirişçi, Yağlıca Kardeşler Kooperatif Şirketi sahipleri Kasım Yağlıca ve Ali Yağlıca, Fabrikatör Tarık Sarıkatipoğlu, Çırçır Fabrikatörü Mehmet Vakkasoğlu, AP (Adalet Partisi) İl Başkanı ve Kadıoğlu Çiftlikleri sahibi Faruk Kadıoğlu, Belediye Başkanı Ahmet Uncu, MİSK (Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu) Bölge Temsilcisi (Başkanı) Cemil Tozkoparan katıldılar...`
Toplantının açılış konuşmasını yapan Hasan balcı, `Bugüne kadar bizleri koruyabilmeler için ülküdaşlarımıza her ay 250 bin lira para veriyorum.
Sizler ise bugüne kadar bir kuruş yardım yapmadınız. Hükümete haddini bildirmek ve Alevi Komünistleri yok etmek istiyorsak mutlaka birleşip bütün gücümüzü ortaya koymalıyız. Elbirliği yapalım, Maraş`ı, POL-DER`cilerden, TÖB-DER`cilerden temizleyelim` demiştir. Gazetenin bu haberi yalanlanmamıştır.
Kahramanmaraş katliamı, örgütlü, planlı, ekonomik çıkar nedeniyle bazı işadamlarının destek verdikleri bir katliamdır.
`Kahramanmaraş`ta olan bir savaş değildir. İç savaşın silahlı iki tarafı olur. Kahramanmaraş`ta olan bir katliamdır.
1572 yılı 24 Ağustos`unda binlerce Protestan`ın boğazlandığı gibi, Saint Bartelemy katliamı gibi, Endonezya`da solcuların bir gecede vuruldukları faşist ayaklanma gibi bir katliamdır. Bunun adına anarşi denmez. Bu, Alevi-Sünni çatışması da değildir. Bu planlı ve örgütlü şeriatçı faşist bir saldırıdır. Çevre illerden Maraş`a getirilen katil çetelerine belli hedefler gösterilerek, her şeyi hesaplanan bir planla yürürlüğe konan bir şeriatçı faşist eylemdir. Kin ekip, kan çiçeği büyütenlerin, direnme hakkından söz edip `Milli direnme hakkı doğmuştur` diye bildiri yayınlayanların eseridir.
Maraş katliamı `Müslüman Türkiye - Milliyetçi Türkiye - Allah İçin Cihad Başına` sloganlarıyla kadın demeden, çocuk demeden vuranlar karşısında `Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz` diyenlerden destek görenlerin eseridir...`
(Kahramanmaraş Milletvekili Hüseyin DOĞAN`ın CHP grup toplantısında yaptığı konuşmadan... 03.01.1979 Aydınlık Gazetesi)
(Tanık ifadelerini yer darlığı nedeni ile veremiyoruz. Yazının tam metni, www.Karacaahmet.com sitesinden okunabilir.)

* * *

Yıllarca yürütülen bir yalan Maraş`ta yüzünü gösteriyordu.
`Ülkücüler, güvenlik güçlerinin yardımcılarıdır` yalanı Maraş`ta çöküyordu. Şeriatçı faşistler bu yalanın arkasına sığınarak saldırıyorlar, cinayet işliyorlardı.
Sağcı hükümetler de ülkücüleri böyle gösteriyor ve koruyorlardı. Zaten onlara `sağcılar cinayet işliyor` dedirtilemezdi. Onlar bu siyasetçilerin `ağzı salyalı` tosuncuklarıydı. Onlar `besleyip büyüttükleri şeriatçı faşist katilleri` ile gurur duyuyorladı. Onlar `varlıklarının` teminatıydı.
Katliamda askerleri yanlarında görmeyen, hatta kendilerine engel olarak görenşeriatçı faşistler tepkilerini askerlere de yönelttiler. `KOMÜNİST ASKER` sloganıyla ASKERİ BİNALARA SALDIRIYA GEÇTİLER.
`23 Aralık günü, İl Merkez Jandarma Bölüğünde olduğum sırada Alay binasının etrafında bulunan eli sopalı, baltalı, silahlı şahısları yakalamaya başladık. Bunun üzerine Alay Binası`na otomatik silahlarla hedef gözetmeksizin ateş edildi.` (Jandarma Astsubay Ali Köşnek)
`23 Aralık günü, Alay Komutanlığı binasına geldiğimsırada Alay binasından bana `Siper al` talimatı verildi. Bunun üzerine gizlendim. O sırada beni gören ve elinde fotoğraf makinesi olan bir kişi kaçarak yakındaki bir eve girdi. Bu şahsı elinde fotoğraf makinesi, tabanca ve dinamit lokumu ile yakaladım. Kendisine gazeteci süsü verdiğini ve amacının Alay Komutanlığı binasına dinamit koyarak olay çıkarmak olduğunu söyledi.` (Jandarma Astsubay Ramazan Ünal)
Ankara`dan uçakla Adana`ya gelen Sağlık Bakanı METE TAN, karayoluyla Maraş`a hareket eder. Silahlı saldırganlar tarafından yolu kesilir. Taş ve silahla saldırıya uğrar. Güvenlik güçleri ile saldırganlar arasında PAZARLIK yapılır. Saldırganlar kararlıdır. Görüşmeler çatışmaya dönüşür. Uzun süre bekletilen bakan, yoluna baskı ve saldırılar altında devam eder. Ve şunları söyler: Üç yaşındaki bir çocuğu kurşunla öldürmüşler. Boğularak öldürülenler de varmış. 52 cesedi inceledim. Bunların üçü sopayla öldürülmüş, diğerleri 9 mm`lik mermilerle ya başından, ya yüzünden ya da kalbinden vurulmuşlar. Kurşun yağmuru altında gidip, geldim. Etrafımızda, üstümüzde kurşunlar vızır vızır gidip geliyordu. 70`lik yaşlıları, 3 yaşındaki bebekleri vurmuşlar. Cesetler kokuyordu. Kışkırtma var. Kışkırtma Alevilik-Sünnilik üzerine işlenmiş.` (Milliyet, 25.12.1978 - Cumhuriyet, 26.12.1978)
Adana`dan karayoluyla Maraş`a giden Devlet Bakanı SALİH YILDIZ, Adalet Bakanı MEHMET CAN, Milli Eğitim Bakanı NECDET UĞUR`un yolu kesilmiş, bakanlar silah ve taşla saldırıya uğramışlardır. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ilesaldırıdan kurtulan bakanlar yollarına KORKU İÇİNDE devam edebilmişlerdir. Cesetler sokaklarda kokuşmaya terkedilmişti. Şeriatçı faşistler `Yaşasın Başbuğ Türkeş` sloganlarıyla sokaklarda zafer naraları atıyorlardı. BAKANLAR VE MİLLETVEKİLLERİ DE KORKULARINDAN HÜKÜMET BİNASINDAN ÇIKAMIYORLARDI. ORTAK BİLDİRİLER HAZIRLAYIP, HOPARLÖRLERDEN BARIŞ ÇAĞRISI YAPIYORLARDI. Milletvekilleri, halkı sükunete çağırmak için Maraş Müftüsü`nün konuşmasını gerekli görüyor, ama her nedense (! ! !) tüm aramalara karşın Müftü`ye ulaşılamıyordu.
Pek Sayın (! ! !) Milletvekilleri `BİZE İNANINIZ, GÜVENİNİZ. SÜKUNETİNİZİ MUHAFAZA EDEREK; EVLERİNİZDE İSTİRAHAT EDİNİZ` diye saçmalıyorlardı. Kendilerine güvenmek hatasına düşenlerin cesetleri sokaklarda kokuşuyordu. insanlar yaralı, aç ve sefil durumunda kalmışlardı. Vali olaylardan önce `Bize güvenin, devlet güçlüdür. Emin olun` demişti. İNSANLAR ESİR DURUMUNA DÜŞMÜŞTÜ. `Uzun süreden beri tezgahlanan plan bu şeklde tatbikat safhasına konuldu. Küçük çocukların ve yaşlı adamların üzerine gaz dökülerek yakıldı. insanlık dışı olaylar işlendi. Daha önceden ihbar olarak değerlendirdiğimiz toplu katliam olayları, toplu olarak ceset bulunması ile doğrulandı. Olayların başında 20 kişiye otopsi yapabildik. Bunlar uzun menzilli silahlarla öldürülmüştü. Daha sonra gelen ceset fazlalığından DEĞİL OTOPSİ, KİMLİK TESPİTİ BİLE YAPILAMAMIŞTIR. (Savcı Dündar Saner, Tercüman, 25.12.1978)

* * *

Katliamın bilançosu ise RESMİ AÇIKLAMALARA göre 111 ölü, yüzlerce yaralı, yakılan 210 ev ile 70 işyeri olarak açıklandı. Alevilerin % 80`i kenti terk etti. Ecevit Hükümeti 13 ilde sıkıyönetim ilan eti. Demirel keyifli. Yenidne Başbakan olma umudu Demirel`i sevindirdi.` (Günaydın Gazetesi, 28.12.1978) Sıkıyönetim isteyenler başarmıştı. Demirel`den Türkeş`e kadar herkes sevinç içindeydiler. Sıkıyönetimin 13 ille sınırlı tutulmasını yetersiz bulan Alparslan Türkeş, katliam`komünist ve Maocu yasadışı silahlı gerillaların katliamı` diye demeç veriyordu.

* * *

Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Hatay İlleri Sıkıyönetim Askeri Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesi (Esas No: 1980/82, Karar No: 1980/520) 804 kişi hakkında dava açtı. Bunlardan 379 tanesini beraat ettirdi. Karar, Yargıtay`da bozuldu. Yeniden yargılama yapıldı. Yeniden Yargıtay süreci başladı. Sonunda hafif cezalarla DOSYA KAPATILDI. Yani ölen öldüğüyle, öldüren de öldürdüğüyle kaldı. Yapılanlar yapanların yanına kâr kaldı. Şeriatçı faşist katillerin destekçileri hep iktidarda kaldılar. 17 yaşındaki Erdal Eren asıldı. Maraş katliamının elebaşılarından Ökkeş KENGER soyadını ŞENDİLLER yapıp milletvekili oldu. MHP % 18 oy alarak, iktidara geldi. Bazıları MHP değişti dediler. Onlar biz değişmedik dediler. Yok ille de değiştiniz dediler. Dün ne isek, bugün de oyuz dediler. Biz değişmedik, bize bakanların bakış tarzı değişti dediler.
BİZ DE DEĞİŞMEDİK. ÖLÜLERİMİZE AĞIT YAKIYORUZ. BİR SÜRE SONRA DA UNUTUYORU. TA Kİ, HATIRLATANA KADAR. YİNE KATLEDİYORLAR. BAŞLIYORUZ YENİDEN AĞITLAR YAKMAYA. SONRA BİR DAHA KATLEDİYORLAR. BİR DAHA... BİR DAHA... BİR DAHA... PEKİ NE ZAMANA KADAR DEVAM EDECEK. BİZ AKILLANINCAYA KADAR. AKILLANINCA NE Mİ OLACAK? ONU DA AKILLANINCA DÜŞÜNÜRSÜNÜZ.
Kaynaklar
1. Cumhuriyet, 1979
2. `Yakın Tarihimizden Kitlesel Katliamlar`, Hasan Nedim Şahhüseyinoğlu
Karacaahmet Sultan Derneği

Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git