Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

HIDIR ABDAL SULTAN OCAĞI, HER ZAMAN ECDATLARI KARACAAHMET DERGAHINA TEŞEKKÜR BORÇLUDUR

Alevi-Bektaşi canlarımızın da bildikleri gibi, Karacaahmet Sultan Ocağı ile Hıdır Abdal Sultan Ocağı akrabalık ilişkileri nedeniyle aynı kökten süzülüp gelen iki ocak. Babası Karacaahmet İstanbul'da, oğlu Hıdır Abdal'da Erzincan, Kemaliye Ocak Köyünde yaklaşık yediyüzelli yıl önce kurdukları tekkelerinde, Hak aşkına yaktıkları Alevilik ışığı, hiç sönmeden aynı parlaklıkta günümüze kadar parlamıştır.
Bu tarihi sürecin akışını ve toplum üzerindeki boyutlarını anlatan birçok eser ve makale kaleme alındı. Alevi-Bektaşi tarihine doyurucu katkılarda bulunan değerli yazılarımıza ne kadar teşekkür etsek yine de azdır. Bu yazımla, Hıdır Abdal Sultan Ocağı mensupları olarak, ocağımıza her vesile ile büyük dedemizin adını taşıyan Karacaahmet Sultan Derneği'ne ve onun göğsünde kırmızı bir gül gibi açan, kendileriyle gurur duyduğumuz Semah Ekibi'ne teşekkür borcumuzu iletmek istiyorum.
Baba Karacaahmet Sultan'ın İstanbul'daki makamı ile, oğlu Hıdır Abdal Sultan'ın Ocak köyündeki makamına uzanan manevi bağlar, yüzyıllar boyu hiç ara verilmeden süre gelmesine karşın, türbelerinin önemli gereksinmelerini karşılayan maddi olanaklar ve karşılıklı yardımlar hiç bir dönemde düşünülmemiş. Ancak,dernekleşme hareketlerinin başladığı 1950'li yıllardan sonra, Karacaahmet ve Ocak Köyü dernekleri, makamları birbirine uzak olan baba-oğul bağlantısını daha da sıcak bir ortama dönüştürmüş ve kültürleri, inançları aynı kutupta birleşen insanlarımızı birbirlerine iyice yaklaştırmıştır. Hele son yıllarda büyük bir Alevi toplumunun katılımıyla gerçekleşen anma ve tanışma geceleri, belirli tarihlerde yapılagelen etkinlikler,bu yaklaşımı daha etkin bir duruma ulaştırdı. Karacaahmet Derneği'nin, aynı kültürü paylaşan oğul Hıdır Abdal Sultan'a yaklaşımı bu söylediklerimize en belirgin bir örnek.
Karacaahmet Evladı Hıdır Abdal Sultan'ın yapı itibariyle duygusal bir ermiş olduğunu kendisine atfedilen söylencesinden anlıyoruz. Bu ünlü söylenceyi aynen aktarıyoruz.
'Pir Hacı Bektaş Veli, halifelerini görevlerini bildirip nasib'lerini verir. Oniki Hizmet de dağıtılır. Pir'den nasib almak, yeni bir hayatın başlangıcı, yeni bir seferin ilk adımıdır. Görev dağıtımı sırasında huzurda bulunmayan Hıdır Abdal Sultan, Hazreti Pir'e vardığında kendisine verilecek bir görev kalmadığını öğrenince mahzunlaşır (üzülür). Hacı Bektaş 'Niçin üzülürsün ya Hıdır Abdal?' diye sorar. Hıdır Abdal, 'Gördüm ki, bana verilecek bir hizmet kalmamış, ona üzülürüm.' diye cevaplar. Hazreti Pir de, Hıdır Abdal'ın gönlünü şu sözlere feraha kavuşturur: 'Gam çekme ya Hıdır Abdal!.. Sen bütün ocakların başısın... Benden düşen, eli kaypan sana gele... Ancak senden eli kaypanın da, Pir Dergahı'nda derdine derman olmaya!..'
Böylece, bütün yol düşkünlerinin yargılanması ve yeniden Alevi toplumuna kazandırılması 'Düşkünleri Kaldırma' görevini vermek suretiyle onu onurlandırır. Bu görevle Ocak köyüne gelen Hıdır Abdal Sultan, kurduğu tekkesinde Hakk'a yürüdükten sonra, bu kez görev ondan yürüyen kuşaklara geçer. ...te yandan büyük dedeleri Karacaahmet Sultan'ı da hiç unutmadan yıllar akıp gider.
Böylece, 1994 yılına ulaşılır. O yıl Ocak köyü, yediyüz elli yıllık parlak tarihine yeni bir halka daha ekler. Köy Kalkındırma Derneği Yönetim Kurulu, Hıdır Abdal Etkinliklerinin yapılmasını kararlaştırır. Bundan amaç, Hıdır Abdal Sultan'ı, onun aydınlığında gelişip güçlenen kültürümüzü, gelenek ve göreneklerimizi toplumumuza tanıtmak ve yaymaktı. Bugüne kadar yapılan sekiz etkinlikte, toplumun ilgisi ve katılımı tasavvurların çok üstündeydi.
Hıdır Abdal Sultan etkinliklerine Orgeneral rütbesinde generallerimiz, kendi helikopterleri ve maiyetleriyle birlikte şeref verdiler. Valiler, Kaymakamlar, belediye başkanları,. daire müdürleri, yoğun bir Alevi ve Sünni kesim Ocak köyünün konukları oldular. Tanınmış ses ve bağlama ustaları, konuklara unutulmaz anılar kattılar. TRT, ve diğer televizyon görevlileri, yerel basın devamlı Ocak köyünde oldular. Bugüne kadar icra edilen etkinliklerimize katılan seçkin kişilere, bizi gururlandıran sanatçılara ve tüm katılanlara en içten sevgi ve saygılarımızı sunmak, teşekkürlerimizi iletmek elbetteki yerine getirilmesi gereken bir gönül borcumuz.
İnsan yaşamında anlamı büyük
Gönülden gönüle yoldur teşekkür
Kalkar gibi olur üstünden bir yük
Ağızda ezilen baldır teşekkür
Olur damla damla biriken bir öz
Türk diline dudaklarda altın söz
Kalbe huzur dolar güler iki göz
Dalında solmayan güldür teşekkür
Elbetteki bu vecibemizin ifasında, özellikle Karacaahmet Sultan Derneğinden ve aynı ismi taşıyan Semah Ekibi'nden hiç söz etmeden geçilir mi? Kaldı ki, bu teşekkür borcumuzda en büyük pay onlarındır. Kendi türbesi İstanbul'da, oğlu Hıdır Abdal Sutan'ın türbesi de 1400 km. uzaklıktaki Ocak köyünde bulunan iki evliyanın, baba-oğul ilişkileriyle birbirine yaklaşmaları daha çok 1994'ten itibaren başlayan etkinlikler ışığında güç kazandı. Baba Karacaahmet Sultan, kendi adı verilen dernek yetkililerine, 'Oğlum Hıdır Abdal'ı unutmayın. O, çok uzaklarda, küçük bir köyde... Bizleri ve kültürümüzü tanıtan onun adına yapılacak etkinliklere maddi katkılarınızı her tür yardımlarınızı esirgemeyin' diye sanki sandukasından seslenivermişti.
Bu, bir uyanış ve uyarının başlangıcıydı. Karacaahmet Sultan ve oğlu Hıdır Abdal Sultan'a duyulan manevi bağlılık,dernek yönetim kurullarının yüreğine yeni sevgi tohumları serpti. Böylece işbaşına gelen yönetim kurulları, Karacaahmet evladı Hıdır Abdal adına yapılan etkinliklere, hiç bir karşılık ve çıkar düşünmeden, destek sağladılar. Karacahmet Derneği'nin bu sıcak yaklaşımı, bir taraftan baba-oğul ilişkileriyle bu iki ermişi memnun ederken, bir taraftan da dernekler arası kardeşçe ilişkilerin daha da kuvvetlenmesini mümkün kıldı.
Dernek Başkanları Mehmet Başaran ve Hıdır Uluer döneminde başlayan ilgi ve destek, şimdiki Başkan Muharrem Ercan Dede döneminde de sürdürüldü. Başkanların, konuşmacıların, bağlama ustalarının, sanatçıların ve medar-ı iftiharımız Karacaahmet Semah Ekibi'nin bulunduğu otobüs, İstanbul'dan hareketle, 1400 km. uzaklıktaki Hıdır Abdal Sultan Ocağı'na ulaştığı akşam, Ocaklı köylülerimiz, otobüsten inen değerli canlarımızı en içten gelen sevgileriyle karşıladılar. Gönülden kucakladılar.
Ağustosun o bunaltıcı sıcağında Ocak köyümüzü şereflendiren, erenlere hizmet aşkıyla buralara kadar gelen değerli başkanlara, tüm görevlilere melodileriyle Ocak semalarında anılar bırakan bağlama ustası Arif Sağ'a tüm sanatçılara gönül dolusu teşekkürler...
Etkinliklere katılan 3. Ordu Komutanı Orgeneral Sayın Tuncer Kılınç'ın Semah Ekibi gösterilerini ayakta alkışlayıp, ekibin şefi Abbas Genç'e takdir duygularını bildirmesi ve ekibi oluşturan görevlileri Atatürk rozeti ile onurlandırması olayı, Karacaahmet Derneği ve Ocak köyü için unutulmayan bir kıvanç kaynağı oldu.
Bu açıdan, yoğun bir dinleyici önünde kültürümüzün mayası 'semah' gösterileriyle Alevi toplumunun gönlünde altın taht kuran Karacaahmet Sultan Derneği Semah Ekibine ve değerli hocaları Abbas Genç'e, en içten teşekkür borcumuzu iletmenin bir gönül borcu olduğuna yürekten inanıyorum.
Hazreti Pir, hizmet sahiplerinin hizmetlerini ve dileklerini kabul etsin. Karacaahmet ve Hıdır Abdal yardımcıları olsun.
Dostar bu teşekkür size hediye
Bizi hatırlatsın hatıra diye
Başka bir şey kalmaz elbet geriye
Bir ince ifade, dildir teşekkür.
MEHMET ŞİMŞEK

Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git